Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/2479 K.2012/391
Özet: (1) Davacılar, genel kadastroyla tescil edilmiş 109 ada 46 parsel taşınmazının tapu kaydını iptal edip tescilini talep etti; (2) Mahkeme, fen bilirkişisi raporundaki eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasına karar vererek Hazine’nin temyiz itirazlarını kabul etti.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu 109 ada 46 parsel sayılı 2.387.652,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen bölümünün payları oranında davacılar adına, (C) harfi ile gösterilen bölümünün ise davacılar adına payları oranında aidiyetine, karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli taşınmazın, çay yatağı içinde kaldığı belirtilerek aidiyeti tespit edilen (C) bölümünün 46 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde olup olmadığı fen bilirkişisi raporunda belirtilmediği gibi, krokisinden de anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Mahkemece verilen hükümde (D) bölümünün kimin adına hangi payla tescil edileceği de açıkça gösterilmemiştir. Mahkemece, infazı kabil olmayacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsizdir. O halde, doğru sonuca varabilmek için öncelikle fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümün çekişmeli 46 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kalıp kalmadığı hususunda ek rapor düzenlettirilmeli, 46 parsel içerisinde değilse dava kapsamı dışında olduğu düşünülmeli, fen bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen bölümün kimin adına hangi payla tescil edileceği hüküm fıkrasında açıkça gösterilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu 109 ada 46 parsel sayılı 2.387.652,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen bölümünün payları oranında davacılar adına, (C) harfi ile gösterilen bölümünün ise davacılar adına payları oranında aidiyetine, karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli taşınmazın, çay yatağı içinde kaldığı belirtilerek aidiyeti tespit edilen (C) bölümünün 46 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde olup olmadığı fen bilirkişisi raporunda belirtilmediği gibi, krokisinden de anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Mahkemece verilen hükümde (D) bölümünün kimin adına hangi payla tescil edileceği de açıkça gösterilmemiştir. Mahkemece, infazı kabil olmayacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsizdir. O halde, doğru sonuca varabilmek için öncelikle fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümün çekişmeli 46 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kalıp kalmadığı hususunda ek rapor düzenlettirilmeli, 46 parsel içerisinde değilse dava kapsamı dışında olduğu düşünülmeli, fen bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen bölümün kimin adına hangi payla tescil edileceği hüküm fıkrasında açıkça gösterilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.