‹ Ana sayfa
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/183 K.2011/1659

Esas No: 2011/183 · Karar No: 2011/1659 · Karar Tarihi: 04.04.2011
Özet: Uyuşmazlık, taşınmazların öncesinin kök muris “Muris”a mı yoksa “Davalı”ya mı ait olduğu hususunda ortaya çıkan kadastro tespitinden kaynaklanmaktadır. Mahkeme, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazları davalı adına tespit etmiş ve davanın reddine karar vererek ilgili parsellerin tescilini onaylamıştır.
MAHKEMESİ:

KADASTRO MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ:

KADASTROKANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında ...,... ada 2, 134 ada 2, 110 ada 2 parsel sayılı 9348.21, 2426.87, 5210.92, 2683.93, 7202.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların ortak muris ...'e ait olduğunu ileri sürerek, ... mirasçıları adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, ...'in diğer mirasçıları da davaya dahil ettirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 117 ada 1, 118 ada 1, 133 ada 2, 134 ada 2, 110 ada 2 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, taşınmazların öncesinin muris ...'e ait olduğu, satış senetleri ile davalının satın aldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların kadastro tespiti, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı ... adına yapılmıştır. Davacı taşınmazların ortak muris ...'e ait olduğu ve taksim edilmediği iddiası ile tüm ... mirasçıları adına tescil istemiştir. Duruşmaya gelen ve hükmü temyiz eden ... ve diğer mirasçılar ise davacının davasını tekrar ederek taşınmazların ...'dan kaldığını iddia etmişlerdir. Davalı ... ise taşınmazların babası ... ... tarafından üçüncü şahıslardan satın alınan yer olduğunu, ortak muris ... ile ilgisinin olmadığını savunmuştur. Muris ...'in 02.06.1950 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak davacı ... ile davaya dahil ettirilen diğer mirasçıları evlatları ..., ..., ... mirasçıları, eşi ...'nin çoçukları ... ile ... nın kaldığı anlaşılamaktadır. Dosyaya ibraz edilen senetler ile, ... mirasçısı davacı ...,... mirasçıları, ... ve ... eşi ...'in miras hisselerini davalının murisi mirasçı ... 'e sattığı belirtilmiş; yine ibraz edilen 27.10.1967 ve 16.7.1957 tarihli senetlerle taşınmazların davalının murisi ... ... tarafından 3. kişilerden satın alındığı ileri sürülmüş olduğuna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların öncesinin kök muris ...'a mı yoksa, ...'a mı ait olduğu hususunda olup, bu yönde yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahalinde yapılan keşifte yerel bilirkişi, sadece çekişmeli 133 ada 2 sayılı parsel hakkında taşınmazın ...'dan./..2011/183-1659 S/2intikal ettiğini ve ölümü ile ... ve sonra da davalı oğlu ... tarafından kullanıldığını söylemiş, diğer parsellerin öncesi hakkında bilgi vermemiş olduğu gibi, dayanılan satış senetlerinde imzası bulunan şahıslar da tanık olarak dinlenilmemiş, taşınmazların ortak muris ...'dan mı intikal ettiği, yoksa oğlu ...'ın üçüncü sahıslardan mı satın aldığı tam olarak ortaya konulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların dayandıkları deliller sorularak saptanmalı, taşınmazlar başında yeniden yerel bilirkişiler, tarafların gösterdikleri tanıklar, senet tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Dayanılan tüm satış senetleri yerel bilirkişi yardımı ile uygulanarak senette imzaları bulunanlar da tanık olarak dinlenilmek suretiyle kapsamları ayrı ayrı belirlenmeli, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, muris ...'dan mı intikal ettiği, ya da davalının murisi ... ...'in üçüncü şahıslardan satın aldığı yerlerden mi olduğu, kimin ne zamandan beri, hangi sebeple kullandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgileri alınmalı; yerel bilirkişiler ve tanık beyanlarının tespit tutanağının edinme sebebindeki beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve kroki alınmalıdır. Taşınmazların, tarafların ortak murisi ...'dan kaldığının anlaşılması halinde mirasçısı ...'nin miras payını davalı tarafa sattığı iddia ve ispat edilemediğine göre ...'nın miras payının adına tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?