Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/2947 K.2018/3707
Özet: Suçu, silahlı terör örgütüne üye olmamakla yürütülen suçlamalarla, Ağır Ceza Mahkemesi 31/3 maddesi uyarınca mahkumiyet kararıyla, Yargıtay bu kararı bozarak, çocuğun tebligat adresiyle ilgili 326. maddesine aykırı girişim nedeniyle duruşma bildirimini eksik yapıp savunma hakkını kısıtlamasından dolayı, kararın bozulmasına karar verdi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
Hüküm: TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/6-2. cümle, 31/3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma sonrası yapılan yargılamada, Yargıtay bozma ilamının suça sürüklenen çocuğun dosyada verdiği son adresine değil mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği görülmekle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın "davaya yeniden bakacak mahkemenin hak ve mecburiyetleri" başlıklı 326. maddesinin birinci fıkrasında yazılı "Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar." hükmü uyarınca, suça sürüklenen çocuğun bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması için duruşma gününden usulüne uygun olarak haberdar edilmesinin zorunlu olduğu dikkate alınarak; mahkemeye bildirdiği en son adrese tebligat yapılarak duruşma günü bildirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle, 1412 sayılı CMUK'nın 326. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
Hüküm: TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/6-2. cümle, 31/3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma sonrası yapılan yargılamada, Yargıtay bozma ilamının suça sürüklenen çocuğun dosyada verdiği son adresine değil mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği görülmekle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın "davaya yeniden bakacak mahkemenin hak ve mecburiyetleri" başlıklı 326. maddesinin birinci fıkrasında yazılı "Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar." hükmü uyarınca, suça sürüklenen çocuğun bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması için duruşma gününden usulüne uygun olarak haberdar edilmesinin zorunlu olduğu dikkate alınarak; mahkemeye bildirdiği en son adrese tebligat yapılarak duruşma günü bildirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle, 1412 sayılı CMUK'nın 326. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.