Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/2771 K.2018/3107
Özet: Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm giymiş olup, temyiz başvurusu “esastan” reddedilmiştir. Mahkeme, temyiz talebini kabul ederek, sanığı yurt dışına çıkmamak ve duruşmalara katılmak adına adli kontrol tedbiri kapsamında tahliye etmiş, böylece suçla ilgili hüküm bozulmuş ve serbest bırakılmıştır.
Mahkemesi: Ceza Dairesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62,
53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş ise de; sanığın yakalandıktan sonra samimi olarak beyanda bulunarak örgütün kullandığı haberleşme aracı olan Bylock programını kullandığını kabul etmesi, pişmanlığını dile getirerek örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunup samimi olarak pişmanlık duyduğunun anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken dosya kapsamı ile uyuşmayan, hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre nazara alınarak sanığın 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a ve b maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" ve duruşmalarına katılmak adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal salıverilmesine için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 08.10.2018 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62,
53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş ise de; sanığın yakalandıktan sonra samimi olarak beyanda bulunarak örgütün kullandığı haberleşme aracı olan Bylock programını kullandığını kabul etmesi, pişmanlığını dile getirerek örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunup samimi olarak pişmanlık duyduğunun anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken dosya kapsamı ile uyuşmayan, hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre nazara alınarak sanığın 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a ve b maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" ve duruşmalarına katılmak adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal salıverilmesine için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 08.10.2018 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.