Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/2287 K.2018/2855
Özet: 1) Uyuşmazlık, sanığın Anayasa’yı ihlal, yasama organına karşı suç ve silahlı terör örgütüne üye olma ile ilgili yargılamalarından kaynaklanan kabul edilmeme (beraat) kararı ile ilgiliydi. 2) Mahkeme, hem anayasayı ihlal ve yasama organına karşı suçlarla ilgili beraat kararını hem de silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararını esastan reddederek temyiz dilekçesini kabul etmedi.
Mahkemesi: Ceza Dairesi
Suç: Anayasayı ihlal, Yasama organına karşı suç, Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm: 1-Hükümete karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından; Beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine
2-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve 477 sayılı Kanun ile bazı Kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki 698 sayılı Kanun hükmünde kararname ile Başbakanlık kurumuna yapılacak tüm atıfların Cumhurbaşkanlığı kurumuna yapılacağı yönünde düzenleme getirildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, yasama organına karşı suç ve anayasayı ihlal suçlarının sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyet ve beraate dair hükümlerin ONANMASINA, 26.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Anayasayı ihlal, Yasama organına karşı suç, Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm: 1-Hükümete karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından; Beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine
2-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve 477 sayılı Kanun ile bazı Kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki 698 sayılı Kanun hükmünde kararname ile Başbakanlık kurumuna yapılacak tüm atıfların Cumhurbaşkanlığı kurumuna yapılacağı yönünde düzenleme getirildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, yasama organına karşı suç ve anayasayı ihlal suçlarının sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyet ve beraate dair hükümlerin ONANMASINA, 26.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.