Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/1570 K.2018/2277
Özet: Uyuşturma: Bir sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanırken, ByLock ve Kakao Talk gibi şifreli haberleşme uygulamalarının kullanımına ilişkin deliller incelendi. Mahkeme, tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğini ve suçun kanunen tanımlandığını belirterek, temyiz başvurusunu esastan reddederek sanığı mahkum etti.
Mahkemesi: Ceza Dairesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm: TCK'nın 314/2, 53/1, 58/9, 63. maddeleri ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Her ne kadar ByLock programının ayrıntılı kullanımını gösteren ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının hüküm tarihinden sonra geldiği görülmekte ise de; dosya içerisinde bulunan ve sanıkta ele geçen cep telefonu ile ilgili inceleme raporuna göre, FETÖ/PDY üyelerinin kullandığı şifreli haberleşme uygulamalarından ByLock ve Kakao Talk uygulamalarının indirildiği tespit edilen, başka dosya sanıklarından .... ve .... isimli şahıslara ait ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları içeriğine göre de ID’ye bağlı kişi listelerinde adı kayıtlı olduğu belirlenen ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Asya Katılım Bankasına 12.09.2014 tarihinde para yatırdığı anlaşılan sanığın örgüt üyesi olduğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmadığı, sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm: TCK'nın 314/2, 53/1, 58/9, 63. maddeleri ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Her ne kadar ByLock programının ayrıntılı kullanımını gösteren ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının hüküm tarihinden sonra geldiği görülmekte ise de; dosya içerisinde bulunan ve sanıkta ele geçen cep telefonu ile ilgili inceleme raporuna göre, FETÖ/PDY üyelerinin kullandığı şifreli haberleşme uygulamalarından ByLock ve Kakao Talk uygulamalarının indirildiği tespit edilen, başka dosya sanıklarından .... ve .... isimli şahıslara ait ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları içeriğine göre de ID’ye bağlı kişi listelerinde adı kayıtlı olduğu belirlenen ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Asya Katılım Bankasına 12.09.2014 tarihinde para yatırdığı anlaşılan sanığın örgüt üyesi olduğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmadığı, sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.