Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/6748 K.2017/278
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm: TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1, 62, 53, 58.
maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği; somut olayda sanık hakkında herhangi bir suç soruşturması veya kovuşturması olmadığı gibi mağdur adına düzenlenmiş bir resmi belgenin de bulunmadığı, durumundan şüphelenilmesi sebebiyle görevli polis memurları tarafından durdurularak, kimlik istenmesi üzerine kardeşine ait kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesinde düzenlenen kabahat niteliğinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 19.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm: TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1, 62, 53, 58.
maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği; somut olayda sanık hakkında herhangi bir suç soruşturması veya kovuşturması olmadığı gibi mağdur adına düzenlenmiş bir resmi belgenin de bulunmadığı, durumundan şüphelenilmesi sebebiyle görevli polis memurları tarafından durdurularak, kimlik istenmesi üzerine kardeşine ait kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesinde düzenlenen kabahat niteliğinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 19.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.