Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/1131 K.2016/3881
Özet: Kurul, muhafaza görevini kötüye kullanma suçu için TCK'nın 289/1, 289/1‑son cümle, 50/1‑a ve 52. maddeleri uyarınca sanığı mahkum etmeyi onayla, suç tarihini 07.04.2008 olarak düzeltir ve diğer hususları kabul ederek kararını iyilikle onaylar.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Muhafaza görevini kötüye kullanma
Hüküm: TCK'nın 289/1, 1-son cümle, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Haczedilen mallar borçlu şirkete ait olmasına rağmen, şirket yetkilisi olan sanık hakkında uygulanan temel cezada TCK'nın 289/1-son cümlesi uyarınca indirim yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “06.03.2008” yerine “07.04.2008” yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4. maddesi gereğince yapılan ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Muhafaza görevini kötüye kullanma
Hüküm: TCK'nın 289/1, 1-son cümle, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Haczedilen mallar borçlu şirkete ait olmasına rağmen, şirket yetkilisi olan sanık hakkında uygulanan temel cezada TCK'nın 289/1-son cümlesi uyarınca indirim yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “06.03.2008” yerine “07.04.2008” yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4. maddesi gereğince yapılan ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.