Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/8811 K.2016/2671
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Sanığın “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçundan yargılanması sırasında, suç adının ve tarihinin hatalı yazılması, cezanın yanlış tayini ve TCK’nın 53. maddesinin iptal edilmiş olması nedeniyle hükümdeki hataların düzeltilmesi talebi; (2) Mahkemenin sonucu: Asliye Ceza Mahkemesi, hatalı başlık, tarih ve ceza miktarını düzeltip, TCK’nın 53. maddesinin iptali doğrultusunda hükmü yeniden düzenleyerek onayladı.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Hüküm: TCK'nın 206/1, 62/1, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında; suç adının “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” yerine “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” olarak ve suç tarihinin ise 05.05.2011 tarihi yerine 03.05.2011 olarak yazılması,
2- Sanık hakkında TCK'nın 206. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, cezanın alt sınırdan verildiği belirtilmesine karşın, asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini,
3- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan gerekçeli karar başlığındaki; “Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” ibaresinin çıkarılarak yerine “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” cümlesinin eklenmesi, suç tarihi bölümündeki “03.05.2011” tarihinin çıkarılarak yerine “05.05.2011” ibaresinin yazılması, hükmün birinci maddesindeki “6 ay” ibaresinin çıkarılarak yerine “3 ay” ibaresinin eklenmesi, yine TCK'nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılan kısmındaki “5 ay” ibaresinin çıkarılarak yerine “2 ay 15 gün” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Hüküm: TCK'nın 206/1, 62/1, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında; suç adının “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” yerine “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” olarak ve suç tarihinin ise 05.05.2011 tarihi yerine 03.05.2011 olarak yazılması,
2- Sanık hakkında TCK'nın 206. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, cezanın alt sınırdan verildiği belirtilmesine karşın, asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini,
3- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan gerekçeli karar başlığındaki; “Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” ibaresinin çıkarılarak yerine “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” cümlesinin eklenmesi, suç tarihi bölümündeki “03.05.2011” tarihinin çıkarılarak yerine “05.05.2011” ibaresinin yazılması, hükmün birinci maddesindeki “6 ay” ibaresinin çıkarılarak yerine “3 ay” ibaresinin eklenmesi, yine TCK'nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılan kısmındaki “5 ay” ibaresinin çıkarılarak yerine “2 ay 15 gün” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.