Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/8678 K.2016/2847
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 22.11.2012 tarihinde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan TCK’s 268. maddesine göre 267/1 ve 269/3-a, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddelerinde öngörülen adli para cezalarıyla ahkamı yapılan kararı, elektronik imza eksikliğini düzeltme gerekçesini dikkate alarak, 02.05.2016’da oybirliğiyle “onama” kararını vererek mahkumiyeti onaylamıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm: TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla 267/1, 269/3-a, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "11.10.2012" yerine "22.11.2012" olarak yazılması ve gerekçeli kararın 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 5 ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, katip tarafından elektronik olarak imzalanmadığı tespit edilmekle, eksiklik ve hatanın mahallinde giderilmesi mümkün görülmüştür.
Seçenek yaptırım olan adli para cezaları ile doğrudan hükmedilen adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4. maddesi gereğince yapılan ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm: TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla 267/1, 269/3-a, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "11.10.2012" yerine "22.11.2012" olarak yazılması ve gerekçeli kararın 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 5 ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, katip tarafından elektronik olarak imzalanmadığı tespit edilmekle, eksiklik ve hatanın mahallinde giderilmesi mümkün görülmüştür.
Seçenek yaptırım olan adli para cezaları ile doğrudan hükmedilen adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4. maddesi gereğince yapılan ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.