Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/8614 K.2016/2169
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: İftira
Hüküm: TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 62, 53. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kolluk görevlileri tarafından kaçakçılık suçundan yakalanan sanığın kendisini ... olarak tanıttığı ve bu isimle tutanak düzenlendiği, tekrar sorgulanması üzerine kendisinin gerçekte ... olduğunu söylediği, ancak yapılan araştırma sonucunda gerçek kimliğinin ortaya çıktığının anlaşılmış olmasına göre, sanığın, hakkındaki aynı suçtan yapılan soruşturma kapsamında iki ayrı gerçek kişinin kimlik bilgilerini kullanması karşısında eyleminin TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 267/1. maddesinin uygulanmasını gerektiren tek suçu oluşturacağı, ancak hüküm kurulurken alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin gözetilmeyerek iki ayrı iftira suçunun oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde uygulama ile hüküm kurulması,
2-Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” olarak yazılması,
3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: İftira
Hüküm: TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 62, 53. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kolluk görevlileri tarafından kaçakçılık suçundan yakalanan sanığın kendisini ... olarak tanıttığı ve bu isimle tutanak düzenlendiği, tekrar sorgulanması üzerine kendisinin gerçekte ... olduğunu söylediği, ancak yapılan araştırma sonucunda gerçek kimliğinin ortaya çıktığının anlaşılmış olmasına göre, sanığın, hakkındaki aynı suçtan yapılan soruşturma kapsamında iki ayrı gerçek kişinin kimlik bilgilerini kullanması karşısında eyleminin TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 267/1. maddesinin uygulanmasını gerektiren tek suçu oluşturacağı, ancak hüküm kurulurken alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin gözetilmeyerek iki ayrı iftira suçunun oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde uygulama ile hüküm kurulması,
2-Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” olarak yazılması,
3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.