Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/7514 K.2016/1608
Özet: T.C. Anayasa Mahkemesi, İtfira suçunun unsurlarının yokluğunu belirterek sanığın beklenen ögeleri yerine getirmediğini, 8 Ekim 2015 tarihli iptal kararını göz önünde bulundurarak ve 9 Mart 2016’da oybirliğiyle karar vererek iftira suçundan mahkumiyetini onama kararını bozmuştur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: İftira
Hüküm: TCK'nın 267/1, 43/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, sanığın aşamalardaki özde değişmeyen savunmaları ve dosya kapsamına göre, sanığın iddialarının bir kısım vakalara dayandığı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp Anayasanın 74. maddesi ile garanti altına alınan "anayasal dilekçe-şikayet hakkı"nı kullanma niteliğinde bulunduğu, şikayetçi olduğu katılanlar hakkındaki iddiasının ispat edilememiş olmasının sanığın iftira suçunu işlediğinin kanıtı sayılamayacağı cihetle unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24. 11. 2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olmakla hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: İftira
Hüküm: TCK'nın 267/1, 43/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, sanığın aşamalardaki özde değişmeyen savunmaları ve dosya kapsamına göre, sanığın iddialarının bir kısım vakalara dayandığı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp Anayasanın 74. maddesi ile garanti altına alınan "anayasal dilekçe-şikayet hakkı"nı kullanma niteliğinde bulunduğu, şikayetçi olduğu katılanlar hakkındaki iddiasının ispat edilememiş olmasının sanığın iftira suçunu işlediğinin kanıtı sayılamayacağı cihetle unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24. 11. 2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olmakla hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.