Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/5713 K.2016/39
Özet: Dilem, başkalarının kimlik bilgilerini kullanarak sahte tutanak imzalayan sanığın TCK 267/1 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin kararda, Muhtelifi, tanık beyanları hatalı görüp TCK 206 ve 53 maddelerinin uygulamasını yanlış değerlendirdiği gerekçesiyle kararın BOZULMASINA, 12.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm: Sanığın TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Olay günü çalıntı olduğu ihbarıyla görevli polis memurları tarafından durdurulan araçta bulunan sanığın, bu nedenle yapılan işlemler sırasında ....'ın kimlik bilgilerini kullanarak 20.07.2013 tarihli olay tutanağını imzalaması ve aracın da çalıntı olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 206. maddesi kapsamındaki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre,
TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 12.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm: Sanığın TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Olay günü çalıntı olduğu ihbarıyla görevli polis memurları tarafından durdurulan araçta bulunan sanığın, bu nedenle yapılan işlemler sırasında ....'ın kimlik bilgilerini kullanarak 20.07.2013 tarihli olay tutanağını imzalaması ve aracın da çalıntı olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 206. maddesi kapsamındaki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre,
TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 12.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.