Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/5653 K.2015/4670
Özet: Adli para cezası uygulamasında H.İ.Ç. 50/1-a maddesi uyarınca kararın yasa gereği kusurlu bulunup, 50/6. maddesi kapsamında çıkışın gerektiği belirtilmiş; ancak bu hatalar 322/5 CMUK doğrultusunda düzeltilmiş, hüküm sonuca reoriented ve 12.12.2015 tarihli kararla onaylanmıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Yalan tanıklık
Hüküm: TCK'nın 272/2, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
1- Hüküm fıkrasının 3. bendinde sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine rağmen hükmün 5. bendinde “koşulları oluşmayan TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” denilmek suretiyle karışıklığa sebebiyet verilmesi,
2- TCK'nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulama düzenlenmiş olup, infaz aşamasında seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca uygulama yapılacağı gözetilmeden infazı da kısıtlar biçimde TCK’nın 50/6. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebeple BOZULMASINA, ancak, bu hususlar yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 5. bendinden ''50'' ve 4 nolu bendinden TCK’nın 50/6. maddesi uyarınca ihtarat yapılmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Yalan tanıklık
Hüküm: TCK'nın 272/2, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
1- Hüküm fıkrasının 3. bendinde sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine rağmen hükmün 5. bendinde “koşulları oluşmayan TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” denilmek suretiyle karışıklığa sebebiyet verilmesi,
2- TCK'nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulama düzenlenmiş olup, infaz aşamasında seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca uygulama yapılacağı gözetilmeden infazı da kısıtlar biçimde TCK’nın 50/6. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebeple BOZULMASINA, ancak, bu hususlar yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 5. bendinden ''50'' ve 4 nolu bendinden TCK’nın 50/6. maddesi uyarınca ihtarat yapılmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.