Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2004/6357 K.2005/1117
Özet: 1) İptal davası kapsamında, borçluların üçüncü bir kişiye devrettiği taşınmazların, bu üçüncü kişinin daha sonra başka bir kişiye devredilmesi nedeniyle alacaklının haciz ve satışı talep edememesi ve tazminat davasına dönüştürülmesi ihtimali tartışıldı. 2) Mahkeme, davanın iptal davası olarak görülmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı bozdu, davacı alacaklının lehine karar verildi ve ödenen temyiz harcı geri verilebileceği hükmedildi.
Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, IİK.277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
İptal davasının konusu, iptale tabi bir tasarruf ile borçlunun üçüncü kişiye devretmiş olduğu mal veya hak üzerinde, davacı alacaklının cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisini elde etmesidir (IİK md.283/l). İptal davası ayni bir dava olmayıp şahsi bir davadır. Dava konusu mal lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise, ipotek davasının konusu mal üzerinde cebri icraya devam edilmesi, yani davacı alacaklının alacağı için o malın haczedilip satılmasıdır. Lehine tasarruf yapılmış olan üçüncü kişi o malı elinden çıkarmış ise o zaman davanın konusu, üçüncü kişinin o malın değeri nispetinde tazminata mahkûm edilmesidir (llK. 283/II).
Üçüncü kişinin malı dava sırasında elinden çıkarması veya malı elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde, davanın ıslahına gerek olmadan, davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam etmesini isteyebilir, bunun üzerine mahkemece üçüncü kişinin iptal davasının diğer koşulları da oluştuğunda tazminatla sorumlu tutulması gerekir.
Somut olayda, davalı borçlular dava konusu taşınmazları 16.12.1999 tarihinde oğulları olan davalı üçüncü kişi Mehmet U. ya devretmişlerdir. Üçüncü kişi Mehmet U. da bu taşınmazları dava tarihinden önce 04.02.2003 tarihinde dava dışı Izzet'e devretmiş, davacı alacaklı, 4. kişi durumunda olan izzet'e karşı dava açmamış olmakla üçüncü kişiler yönünden llK.nun 283/H. maddesi uyarınca açılan davaya tazminat davası olarak devam edilmesi, davacı alacaklı taşınmazı devralan 4. kişinin kötü niyetli olduğu iddiası ile harcını yatırarak onu da davaya dahil ettiği takdirde bu yönden de tüm deliller toplanıp iptal koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken iptal davası taşınmazın aynına ilişkin bir dava imiş gibi kabul edilerek tapu kaydının dava dışı izzet adına olması nedeniyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı alacaklı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dava, IİK.277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
İptal davasının konusu, iptale tabi bir tasarruf ile borçlunun üçüncü kişiye devretmiş olduğu mal veya hak üzerinde, davacı alacaklının cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisini elde etmesidir (IİK md.283/l). İptal davası ayni bir dava olmayıp şahsi bir davadır. Dava konusu mal lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise, ipotek davasının konusu mal üzerinde cebri icraya devam edilmesi, yani davacı alacaklının alacağı için o malın haczedilip satılmasıdır. Lehine tasarruf yapılmış olan üçüncü kişi o malı elinden çıkarmış ise o zaman davanın konusu, üçüncü kişinin o malın değeri nispetinde tazminata mahkûm edilmesidir (llK. 283/II).
Üçüncü kişinin malı dava sırasında elinden çıkarması veya malı elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde, davanın ıslahına gerek olmadan, davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam etmesini isteyebilir, bunun üzerine mahkemece üçüncü kişinin iptal davasının diğer koşulları da oluştuğunda tazminatla sorumlu tutulması gerekir.
Somut olayda, davalı borçlular dava konusu taşınmazları 16.12.1999 tarihinde oğulları olan davalı üçüncü kişi Mehmet U. ya devretmişlerdir. Üçüncü kişi Mehmet U. da bu taşınmazları dava tarihinden önce 04.02.2003 tarihinde dava dışı Izzet'e devretmiş, davacı alacaklı, 4. kişi durumunda olan izzet'e karşı dava açmamış olmakla üçüncü kişiler yönünden llK.nun 283/H. maddesi uyarınca açılan davaya tazminat davası olarak devam edilmesi, davacı alacaklı taşınmazı devralan 4. kişinin kötü niyetli olduğu iddiası ile harcını yatırarak onu da davaya dahil ettiği takdirde bu yönden de tüm deliller toplanıp iptal koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken iptal davası taşınmazın aynına ilişkin bir dava imiş gibi kabul edilerek tapu kaydının dava dışı izzet adına olması nedeniyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı alacaklı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.