Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/6570 K.2018/9434
Özet: Uyuşmazlık konusu: Küçük bir kuyumcu tarafından 9 adet Cumhuriyet altını, 1 adet yarım altın ve 32 gram bilezik emanet olarak verilip, 6 ay içinde iş yerinin kapanmasıyla güvenin kötüye kullanılması suçundan şikayet edilmesi. Mahkeme, şikayetin süresi içinde yapılmadığını değerlendirerek kamu davasını düşürmeye karar verdi ve hükmü bozuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/1, 62, 52/2, 50/1-a maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın, kuyumculuk işi yapan sanığa 9 adet Cumhuriyet altını, 1 adet yarım altın ve 32 gram bileziği saklaması için emanet olarak verdiği, sanığın 2011 yılı içerisinde iş yerini kapatarak ortadan kaybolduğu ve bu şekilde üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığa yüklenen ve TCK’nun 155/1. madde de düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunun takibinin şikayete bağlı bulunduğu, TCK 73. maddesinde de şikayet süresinin “fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay” olduğu ve şikayetin süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının yargılama şartı olarak kabul edildiği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, katılanın 31/10/2012 tarihinde Cumhuriyet savcılığına müracaat ederek sanığı daha önceden tanıdığını, bu tarihten iki yıl kadar öncesinde kendisine ait olan altınları sanığa emanet olarak verdiğini, altınları bırakmasından 6 ay kadar sonrasında sanığın iş yerini kapatıp ortadan kaybolduğunu söylemesi, katılanın 31/10/2012 tarihinde altı aylık şikayet süresi geçtikten sonra sanık hakkında şikayetçi olduğu dikkate alınarak şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam etmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322/1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının süresinde şikayette bulunulmadığından DÜŞMESİNE, 12.12.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/1, 62, 52/2, 50/1-a maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın, kuyumculuk işi yapan sanığa 9 adet Cumhuriyet altını, 1 adet yarım altın ve 32 gram bileziği saklaması için emanet olarak verdiği, sanığın 2011 yılı içerisinde iş yerini kapatarak ortadan kaybolduğu ve bu şekilde üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığa yüklenen ve TCK’nun 155/1. madde de düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunun takibinin şikayete bağlı bulunduğu, TCK 73. maddesinde de şikayet süresinin “fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay” olduğu ve şikayetin süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının yargılama şartı olarak kabul edildiği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, katılanın 31/10/2012 tarihinde Cumhuriyet savcılığına müracaat ederek sanığı daha önceden tanıdığını, bu tarihten iki yıl kadar öncesinde kendisine ait olan altınları sanığa emanet olarak verdiğini, altınları bırakmasından 6 ay kadar sonrasında sanığın iş yerini kapatıp ortadan kaybolduğunu söylemesi, katılanın 31/10/2012 tarihinde altı aylık şikayet süresi geçtikten sonra sanık hakkında şikayetçi olduğu dikkate alınarak şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam etmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322/1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının süresinde şikayette bulunulmadığından DÜŞMESİNE, 12.12.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.