‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/1440 K.2018/9504

Esas No: 2018/1440 · Karar No: 2018/9504 · Karar Tarihi: 13.12.2018
Özet: (1) Sanıklar, 113.500 TL ilk para alımı ve sonrasında teminat çekleri vererek ortakları olarak “Tic. Paz. Ltd. Şti.”nin arazilerden ürün alıp kar elde etmiş gibi göstermeleriyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlemiştir. (2) Mahkeme, sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan beraat etmesini, nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetini belirlemiş ancak karar sonrasında, sanıkların temyiz haklarının işlendiği görülerek 5320 sayılı Kanun uyarınca kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM:
1- Sanık ... hakkında: her iki suçtan beraat
2- Sanık ... hakkında:
a) Resmi nelgede sahtecilik suçundan beraat
b) Nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nin 158/1-f-son, 62, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
3- Sanık ... hakkında: nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nin 158/1-f-son, 62, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanık ....... 'in nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından; sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçudan beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından, nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından; sanık ...'in nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her ne kadar sanık ..., kendisine tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz etmiş ise de, hükmün tefhim edildiği sırada Mahkeme tarafından temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek sanığın yanıltıldığı, bu nedenle, sanığın bu yanıltmadan yararlanarak hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanık ... ile ... isimli şahsın, .... Tic. Paz. Ltd. Şti.'nin ortakları olup sanık ...'ın bu şirketin yetkilisi olduğu, sanıklar ... ve ...'in kendilerini katılana adı geçen şirketin sahibi olarak bildirip "Biz şirket kurduk, köylülerden ürün alıp, kârı ile satıyoruz" diyerek katılandan kâr edecekleri gerekçesi ile toplam 113.500 TL para aldıkları, daha sonradan katılanın para verdiğine dair belge istemesi üzerine teminat olarak 13.900 TL, 64.000 TL ve 35.600 TL bedelli 3 adet çek verdikleri, katılanın vadesi gelen çekleri tahsil etmek amacıyla bankaya ibrazı üzerine banka tarafından keşideci imzalarının yetkili imzası olmadığı gerekçesi ile hiçbir işlem yapılmadığı, bahse konu çekler üzerinde yapılan incelemede, çekler üzerindeki yazıların sanık ...'e ait olduğu ancak keşideci imzalarının sanıklara ait olmadığının ortaya çıktığı iddia edilen somut olayda;
A) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya kapsamında toplanan delillere göre sanık ...'in diğer sanıklarla birlikte hareket ettiğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, ayrıca bahse konu çeklerin de sanık ...'ın bilgisi dahilinde düzenlendiğinin sabit olmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılama sonunda, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter nitelikte delil elde edilemediği mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanıkların en başından itibarek suç işleme kastıyla hareket ettikleine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya kapsamında toplanan delillere göre sanıkların üzerlerine atılı eylemi gerçekleştirdiklerinin sabit olduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılandan menfaat temin edildiği sırada,.... Tic. Paz. Ltd. Şti. bünyesinde çiftçilerden ürün satın alınıp kâr elde edildiği, para vermesi halinde kendisine de pay verecekleri belirtilerek katılanın iradesinin sakatlandığı, bahse konu çeklerin ise menfaatin temininden sonra teminat olarak verildiği ve katılanın iradesinin sakatlanmasında hile unsuru olarak kullanılmadığı, bu nedenle sanıkların eyleminin bir bütün halinde TCK'nin 158/1-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?