Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/9526 K.2017/13550
Özet: Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetini karara bağlayan asliye ceza mahkemesinin hükmü, 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ve 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesi kapsamında işlenen nitelikli dolandırıcılık prosedürlerine uyulmamasından dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesiyle 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca “bozulma” kararı verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 52/4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanığın katılan ...'yı arayarak kendisini Şanlıurfa Savcısı olarak tanıttığı, katılanın üzerine kayıtlı olan taşınmazları ve ikamet ettiği adresi de söyleyerek kimlik fotokopisinin Ali Varol isimli bir şahsın eline geçtiğini, bütün mal varlıklarına haciz koyulduğunu, bu çeteyi yakalayabilmesi için verecekleri hesap numarasına para göndermesi gerektiğini söyleyerek 12.815 TL parayı verdiği hesaba havale ettirmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 52/4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanığın katılan ...'yı arayarak kendisini Şanlıurfa Savcısı olarak tanıttığı, katılanın üzerine kayıtlı olan taşınmazları ve ikamet ettiği adresi de söyleyerek kimlik fotokopisinin Ali Varol isimli bir şahsın eline geçtiğini, bütün mal varlıklarına haciz koyulduğunu, bu çeteyi yakalayabilmesi için verecekleri hesap numarasına para göndermesi gerektiğini söyleyerek 12.815 TL parayı verdiği hesaba havale ettirmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.