Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/8088 K.2017/13301
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Alayın mahkemesi 2017/8088 E. dosyasındaki dolandırıcılık suçundan hükmü, 6763 sayılı Kanun kapsamında nitelikli dolandırıcılık yetkisi Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi başlığı altında, 1412 sayılı CMUK 321. maddesi ve 326. son maddesine dayanarak, cevap çoğul oybirliğiyle 05/06/2017 tarihinde bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanık hakkında; 1-Katılanlar ... ve Melihat’a karşı ayrı ayrı; TCK’nın 157/1,62,52/2,53. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2-Katılan ...’a karşı; TCK’nın 157/1,35,62,52/2,53. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; 30/11/2011 tarihli iddianamede, sanığın olay tarihinde katılanların kullanmış olduğu cep telefonundan arayarak, kendisini emniyet müdürü olarak tanıttıktan sonra haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu; Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin, BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanık hakkında; 1-Katılanlar ... ve Melihat’a karşı ayrı ayrı; TCK’nın 157/1,62,52/2,53. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2-Katılan ...’a karşı; TCK’nın 157/1,35,62,52/2,53. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; 30/11/2011 tarihli iddianamede, sanığın olay tarihinde katılanların kullanmış olduğu cep telefonundan arayarak, kendisini emniyet müdürü olarak tanıttıktan sonra haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu; Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin, BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.