Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/3293 K.2019/688
Özet: Uyuşmazlık, sanığın bir aracı 1 yıl için kiralayıp iade etmemesi ile sahte vekaletname düzenleyip başka kişiye satması yoluyla nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarının işlendiği iddia üzerine gerçekleştirilmiştir. Mahkeme, sanığın her iki suçu birlikte işlediğini kabul ederek, 155/2, 62, 52/2 ve 53 maddeleri çerçevesinde mahkumiyet kararı vermiş ve 5320 sayılı Kanun ile 1412 sayılı CMUK uyarınca kararın bozulması kararını vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 62, 52/2, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılan ...’dan katılan ...’a ait aracı 1 yıllığına aylık 900 TL para karşılığında kiraladığı, daha sonra bu aracı katılanların rızası dışında... isimli kişiye satmak suretiyle menfaat temin ettiği iddia edildiği olayda;
Sanığın, suça konu aracı satış yetkisine sahip olan katılan ...’ın kimlik bilgilerini kullanarak, satış yetkisi içeren sahte vekaletname düzenleyip bir başka kişiye satması şeklinde gerçekleşen olayda; sahte kimliğin nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından olması nedeniyle eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; sanığın katılan ...’dan aracı 1 yıllığına kiralayıp geri iade etmemesi şeklindeki eyleminin katılana karşı ayrıca TCK’nın 155/1. maddesinde ki güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve sanığın her iki suçu birlikte işlediği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 13/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 62, 52/2, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılan ...’dan katılan ...’a ait aracı 1 yıllığına aylık 900 TL para karşılığında kiraladığı, daha sonra bu aracı katılanların rızası dışında... isimli kişiye satmak suretiyle menfaat temin ettiği iddia edildiği olayda;
Sanığın, suça konu aracı satış yetkisine sahip olan katılan ...’ın kimlik bilgilerini kullanarak, satış yetkisi içeren sahte vekaletname düzenleyip bir başka kişiye satması şeklinde gerçekleşen olayda; sahte kimliğin nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından olması nedeniyle eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; sanığın katılan ...’dan aracı 1 yıllığına kiralayıp geri iade etmemesi şeklindeki eyleminin katılana karşı ayrıca TCK’nın 155/1. maddesinde ki güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve sanığın her iki suçu birlikte işlediği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 13/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.