Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/3140 K.2018/9616
Özet: Uyuşmazlık, katılan şirket adına 48 firmadan tahsil edilen 15.951,89 TL’yi teslim etmeden mal ediniyor ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun işlendiği iddialarıdır. Mahkeme, bu suçlamaların temyiz incelendiğinde mahkumiyet hükmünün kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle 5320 sayılı kanunla 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesine göre kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK’nın 155/2, 52/2, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan şirkette 07/12/2011-14/11/2012 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalışan sanığın bu dönem içerisinde katılan şirket adına 48 firmadan tahsil ettiği toplam 15.951,89 TL'yi katılan şirkete teslim etmeyerek mal edindiği bu şekilde üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın ikrara yönelik savunması, katılan şirket vekilinin beyanı, bilirkişi raporu ile dosya kapsamından, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkemece verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesine aykırı olarak, hükmün verildiği 07/05/2013 tarihli duruşmada hazır olan sanıktan son sözü sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
3- Sanığın eyleminin farklı tarihlerde yaptığı satışlar tahsil ettiği bedeli şirket hesabına aktarmamak suretiyle zincirleme biçimde gerçekleştirdiği halde hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK’nın 155/2, 52/2, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan şirkette 07/12/2011-14/11/2012 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalışan sanığın bu dönem içerisinde katılan şirket adına 48 firmadan tahsil ettiği toplam 15.951,89 TL'yi katılan şirkete teslim etmeyerek mal edindiği bu şekilde üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın ikrara yönelik savunması, katılan şirket vekilinin beyanı, bilirkişi raporu ile dosya kapsamından, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkemece verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesine aykırı olarak, hükmün verildiği 07/05/2013 tarihli duruşmada hazır olan sanıktan son sözü sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
3- Sanığın eyleminin farklı tarihlerde yaptığı satışlar tahsil ettiği bedeli şirket hesabına aktarmamak suretiyle zincirleme biçimde gerçekleştirdiği halde hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.