‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/2884 K.2018/1880

Esas No: 2017/2884 · Karar No: 2018/1880 · Karar Tarihi: 20.03.2018
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların kulüp/hinç ihliâkı bulunmadan ölümten sonra bir kanaat bulunduran çocuklarının nüfusa kayıt yaptırarak ölüm aylığı aldıkları ve bu işlemin yasal hile unsuru taşımadığı iddiaları üzerine; mahkeme, bu hileye dair kanıt eksikliğini dikkate alarak sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararından vazgeçmeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e-son, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanık ...'nin diğer sanık olan ...'in annesi olduğu, sanık ...'in 07/05/1999 tarihinde doğan ... isimli bir kızı olduğu, sanık ...'in babası,...'nin de eşi olan...'nın 2000 yılı ocak ayında vefat ettiği, sanıklar ... ve ...'nin,...'yı ... öldükten sonra onun üzerine nüfusta kayıt yaptırdıkları, böylece ...'nın, ...'in ölümünden sonra ölüm aylığı almaya başladığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda, ...’nın doğduğu tarihte sanık ...'nin 53 ve eşi ...'nın 60 yaşlarında, en küçük çocukları ...'nın ise 07/05/1978 doğumlu olması karşısında, evlat edinme işlemi de olmadığı halde, nüfus idaresi personelinin nüfusa kayıt işlemleri ve katılan kurum görevlilerinin de aylık bağlanması sırasında basit bir denetim ile durumun tespitini yapacak yeterlilikte olduklarının anlaşılması karşısında, sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun hile unsurunun oluşmayacağı sanıklar hakkında beraat hükümleri verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri verilmesi,
Kabule göre de,
a-Sabıkası bulunmayan ve suç tarihinde 65 yaşını dolduran sanık ...'nın son oturumda beyan ettiği cezanın ertelenmesini talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
b-Sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı esas alınmak suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?