Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/26827 K.2017/28538
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 15. Ceza Dairesi’nin 2017/26827 eşi 2017/28538 K.’sili kararıyla, TCK’nın 158/1-L maddesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında yaptığı hükmü, mahkumiyet kararının başkası onaylı taşınmaz maddelerle ilgili tam anlamıyla incelemeye ihtiyaç duyduğu gerekçesiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince bozulmasına ve ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Katılanı telefon ile arayıp kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan bir kişinin, katılanın hesabından terör örgütü üyelerinin para çektiğini, bu kişileri yakalatmak için verdiğini söylediği hesap numarasına para yatırmasını sağladığının iddia edildiği eylemin TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Katılanı telefon ile arayıp kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan bir kişinin, katılanın hesabından terör örgütü üyelerinin para çektiğini, bu kişileri yakalatmak için verdiğini söylediği hesap numarasına para yatırmasını sağladığının iddia edildiği eylemin TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.