Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/26351 K.2017/28161
Özet: Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin kararı, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık mezunu olmaması uyarınca, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ve 321. maddesi gereğince kararın bozulması ve 326. son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nun 157/1, 62, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanığın telefonda kendisini polis ... olarak tanıttığı ve seni savcı beye bağlıyorum dediği, kendisini savcı olarak tanıtan kişinin kimlik ve hesap bilgilerinin dolandırıcılar tarafından ele geçirildiğini, hemen bankada bulunan parasını çekmesi gerektiğini söyledikleri, şikayetçinin de bu söylenenlere inanarak bankada bulunan 8.000 TL parasını çektiği ve aldığı talimat gereği parayı sanığın hesabına yatırdığı iddia olunan olayda; sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nun 157/1, 62, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanığın telefonda kendisini polis ... olarak tanıttığı ve seni savcı beye bağlıyorum dediği, kendisini savcı olarak tanıtan kişinin kimlik ve hesap bilgilerinin dolandırıcılar tarafından ele geçirildiğini, hemen bankada bulunan parasını çekmesi gerektiğini söyledikleri, şikayetçinin de bu söylenenlere inanarak bankada bulunan 8.000 TL parasını çektiği ve aldığı talimat gereği parayı sanığın hesabına yatırdığı iddia olunan olayda; sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.