Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/249 K.2017/429
Özet: Uyuşmazlık, sanığın başkomser olarak tanıtılarak katılanın kredi kartı hatasını düzeltmek için para yatırması gerektiğini söyleyerek 5170 TL’yi çaldığı ve bu eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığıdır. Mahkeme, sanığın bu eylemlerle haksız menfaat temin ettiğini kabul ederek TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verdi ancak kararın 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri çerçevesinde bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 52, 51 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde, katılanın kullandığı cep telefonunu arayarak “kendisini başkomser ...” olarak tanıtıp “kredi kartında yanlışlık olduğunu, bu yanlışlığın düzeltilebilmesi için vereceği hesap numarasına para yatırması gerektiğini” söyleyerek, inanmasını sağladıktan sonra, katılanın 5170 TL'yi sanığın banka hesabına yatırdığı ve yatan paradan 1.000 TL'nin aynı gün sanık tarafından çekildiği, geri kalan kısmına ise bloke konulduğu, sanığın bu şekilde hileli eylemlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunun somut olayda;
02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1-l. maddesinde “Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunun düzenlendiği, daha önce Asliye Ceza Mahkemesinin görevine giren suç tipinin anılan düzenlemeyle Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği, bu durumda görevin kamu düzenine ilişkin olması ve derhal uygulanması gerekmesi karşısında; atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin davaya bakma, delilleri takdir etme ve tartışmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesinin görevine gireceği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 17/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62, 52, 51 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde, katılanın kullandığı cep telefonunu arayarak “kendisini başkomser ...” olarak tanıtıp “kredi kartında yanlışlık olduğunu, bu yanlışlığın düzeltilebilmesi için vereceği hesap numarasına para yatırması gerektiğini” söyleyerek, inanmasını sağladıktan sonra, katılanın 5170 TL'yi sanığın banka hesabına yatırdığı ve yatan paradan 1.000 TL'nin aynı gün sanık tarafından çekildiği, geri kalan kısmına ise bloke konulduğu, sanığın bu şekilde hileli eylemlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunun somut olayda;
02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1-l. maddesinde “Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunun düzenlendiği, daha önce Asliye Ceza Mahkemesinin görevine giren suç tipinin anılan düzenlemeyle Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği, bu durumda görevin kamu düzenine ilişkin olması ve derhal uygulanması gerekmesi karşısında; atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin davaya bakma, delilleri takdir etme ve tartışmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesinin görevine gireceği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 17/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.