Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/20731 K.2017/21122
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, katılanın 29/02/2016 tarihli temyiz başvurusunu 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca reddederek, sanık müdafilerin N5/2. maddesine uygun olarak 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına ve sanıkların 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar sonucu onaylanan 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 52/2, 53 maddelerine göre mahkumiyetin kabul edilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılanın temyiz talebine yönelik yapılan temyiz incelemesinde,
Katılanın, 19/01/2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 29/02/2016 tarihinde temyiz ettiğinden, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde,
Katılanı arayan sanıkların kendilerini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıtmak suretiyle katılandan menfaat sağladıkları ve bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda; eylemin 5237 sayılı 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılanın temyiz talebine yönelik yapılan temyiz incelemesinde,
Katılanın, 19/01/2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 29/02/2016 tarihinde temyiz ettiğinden, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde,
Katılanı arayan sanıkların kendilerini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıtmak suretiyle katılandan menfaat sağladıkları ve bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda; eylemin 5237 sayılı 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.