Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/2 K.2018/8513
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
**HÜKÜM:** TCK’nın 158/1-f, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın şirket adına çek keşide etmeye yetkisi olmadığı halde aldığı mal karşılığında suça konu şirket çekini keşide ederek katılan şirket yetkililerine verdiği, sonrasında bankaya rızası hilafına elinden çıktığını belirterek ödemeden men talimatı vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, dosya içindeki vekaletname örneğine göre, sanığın keşideci şirket adına çek keşide yetkisinin bulunduğu, sanığın borca veya imzaya itiraz etmediği, katılan tarafından bozuk malların iade alınmaması nedeniyle çekin verilmesinden sonra ödemeden men talimatı verdiği, ayrıca, suça konu çekin de, taraflar arasında borcun doğumundan sonra düzenlenerek teslim edildiği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı ve somut olayda sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, taraflar arasında çekin ödenip ödenmemesi ile ilgili hukuki bir ihtilaf bulunduğu dikkate alınarak sanığın unsurları itibariyle oluşmayan suç nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de; tekerrüre esas alınan sabıkada yer alan karşılıksız çek keşide etme suçunun, 6273 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkartılarak idari yaptırıma dönüştürülmüş olduğu ve silinme koşullarının oluştuğu dikkate alınarak, tekerrüre esas alınmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 26/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
**HÜKÜM:** TCK’nın 158/1-f, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın şirket adına çek keşide etmeye yetkisi olmadığı halde aldığı mal karşılığında suça konu şirket çekini keşide ederek katılan şirket yetkililerine verdiği, sonrasında bankaya rızası hilafına elinden çıktığını belirterek ödemeden men talimatı vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, dosya içindeki vekaletname örneğine göre, sanığın keşideci şirket adına çek keşide yetkisinin bulunduğu, sanığın borca veya imzaya itiraz etmediği, katılan tarafından bozuk malların iade alınmaması nedeniyle çekin verilmesinden sonra ödemeden men talimatı verdiği, ayrıca, suça konu çekin de, taraflar arasında borcun doğumundan sonra düzenlenerek teslim edildiği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı ve somut olayda sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, taraflar arasında çekin ödenip ödenmemesi ile ilgili hukuki bir ihtilaf bulunduğu dikkate alınarak sanığın unsurları itibariyle oluşmayan suç nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de; tekerrüre esas alınan sabıkada yer alan karşılıksız çek keşide etme suçunun, 6273 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkartılarak idari yaptırıma dönüştürülmüş olduğu ve silinme koşullarının oluştuğu dikkate alınarak, tekerrüre esas alınmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 26/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.