Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/18651 K.2017/22867
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi 15. Ceza Dairesi, 2017/18651 E. ve 2017/22867 K. davasında sanık müvekkilin bağlayıcı TCK maddeleri çerçevesinde dolandırıcılıktan mahkum edildiğine hükmü, yargılamayı devam ettirip yazılı karar kurarak; bu durumun kanun sağlığına aykırı olduğunu ve sanık müdafinin temyiz itirazlarının geçerli olduğunu belirterek 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı şerhinde saklı tutulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın, katılanı telefon ile arayarak kendisini polis memuru olarak tanıttığı, kredi kartlarının başka birisi tarafından kullanıldığını söyleyerek 2.700,00 TL parayı gösterdiği hesaba havale etmesini sağladığının kabul edildiği eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın, katılanı telefon ile arayarak kendisini polis memuru olarak tanıttığı, kredi kartlarının başka birisi tarafından kullanıldığını söyleyerek 2.700,00 TL parayı gösterdiği hesaba havale etmesini sağladığının kabul edildiği eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.