Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/18151 K.2019/8532
Özet: İşbu kararda Asliye Ceza Mahkemesi, TCK 155/1 maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçundan sanığı mahkum ettirirken, katılan vekilin temyiz talebini esasen Ek 5320/8/1 ve CMUK 321 maddelerinin gereğiyle bozmuş, 18.09.2019 tarihinde oybirliğiyle kararla sonuçlandırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/1, 62, 51, 52. maddeleri gereği mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın avukatlık bürosunda icra katibi olarak çalışan sanığın, çalıştığı dönem içinde icra dosya borçlularından tahsil ettiği paraları büroya aktarmadığı ve uhdesinde tuttuğu, ayrıldıktan sonra da derdest dosyalardan para tahsiline devam ettiği, muhasebe kayıtlarına göre borçlulardan tahsil edilen 2.160 TL'nin yatırılmadığının iddia edildiği olayda;
1- Sanığın, müştekiye ait avukatlık bürosunda çalıştığının, görevi gereği tahsil ettiği paraları iade etmediğinin tespit ve kabul edilmesi karşısında, hizmet ilişkisinin varlığı nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, TCK’nın 155/1 maddesinden mahkumiyet hükmü verilmesi,
2- Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/1, 62, 51, 52. maddeleri gereği mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın avukatlık bürosunda icra katibi olarak çalışan sanığın, çalıştığı dönem içinde icra dosya borçlularından tahsil ettiği paraları büroya aktarmadığı ve uhdesinde tuttuğu, ayrıldıktan sonra da derdest dosyalardan para tahsiline devam ettiği, muhasebe kayıtlarına göre borçlulardan tahsil edilen 2.160 TL'nin yatırılmadığının iddia edildiği olayda;
1- Sanığın, müştekiye ait avukatlık bürosunda çalıştığının, görevi gereği tahsil ettiği paraları iade etmediğinin tespit ve kabul edilmesi karşısında, hizmet ilişkisinin varlığı nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, TCK’nın 155/1 maddesinden mahkumiyet hükmü verilmesi,
2- Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.