Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/17780 K.2017/16667
Özet: Sanıklar başkaca dolandırıcılık eylemiyle suçlanarak 2017/17780 ve 2017/16667 numaralı dosyalarda ayrı ayrı mahkum edilmiştir, ancak mahkeme kararı, 6763 sayılı kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında nitelikli dolandırıcılık fiili için kararın Bozulması ve ceza miktarı bakımından haklarının saklı tutulmasını hükmederek 22/06/2017’de oybirliğiyle kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı;
TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 53, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
20/03/2014 tarihli iddianamede, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde kendilerinin Başkomiser ... ve Cumhuriyet savcısı olduklarını, katılanın kartının kopyalandığını, bu olay nedeni ile üç banka müdürünün açığa alındığını, olayı aydınlatabilmek için katılanın bildirilen hesaba para yatırması gerektiğini söyleyerek menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; sanıkların eyleminin, hükümlerden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı;
TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 53, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
20/03/2014 tarihli iddianamede, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde kendilerinin Başkomiser ... ve Cumhuriyet savcısı olduklarını, katılanın kartının kopyalandığını, bu olay nedeni ile üç banka müdürünün açığa alındığını, olayı aydınlatabilmek için katılanın bildirilen hesaba para yatırması gerektiğini söyleyerek menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; sanıkların eyleminin, hükümlerden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.