Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/16762 K.2017/21189
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 15. Ceza Dairesi 2017/16762 E. ve 2017/21189 K. dosyalarında, dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetini TCK 157/1, 52, 53 maddelerine göre yerine getirdi ancak sanıkların ve müdafilerin 4446 sayılı kanunun 8/1 ve 326/son maddesi uyarınca temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasını ve ceza miktarının saklı tutulmasını oybirliğiyle 24/10/2017 tarihinde kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK 157/1, 52 ve 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan, sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
14/12/2012 tarihli iddianamede, sanıkların, cep telefonu ile katılanı arayarak, kendilerini emniyet mensubu olarak tanıtıp, dolandırdıklarının iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK 157/1, 52 ve 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan, sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
14/12/2012 tarihli iddianamede, sanıkların, cep telefonu ile katılanı arayarak, kendilerini emniyet mensubu olarak tanıtıp, dolandırdıklarının iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.