Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/15366 K.2019/333
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Sanık, başka bir kişiye kendisini tanıtarak sahte bir bononun kullanımını sağlayarak aldığı 4.300 TL değerindeki aracın mağdur tarafından verilen eşyayla takasıyla tamamlanan “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını işledi. (2) Mahkeme, TCK ve CMUK hükümlerine göre sanığı bu iki suçtan mahkum etti, temyiz taleplerini reddederek kararını onayladı ve 04/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK’nın 158/1-f, 62/1, 52/2, 53, 58 ve CMUK’nın 326/son maddeleri gereğince mahkumiyet
TCK’nın 204/1, 62/1, 52/2, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler; sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılan ...’a kendisini ... olarak tanıttığı ve ona ait ele geçirilemeyen nüfus cüzdanını kullanarak önceden hazırlanmış suça konu 4.300 TL bedelli bonoyu vererek katılana ait aracı satın aldığı bu şekilde atılı suçları işlediği iddia olunan olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, teşhis tutanağı ile dosya kapsamından mahkemece sanığın atılı suçu işlediğine dair verilen mahkumiyet hüküm ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olup, sahte bononun kullanılmak suretiyle atılı suçun işlendiğinin gerekçe kısmında belirtilmiş olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, teşhis tutanağı ile dosya kapsamından mahkemece sanığın suçun sübutuna dair vermiş olduğu mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiş olup,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazının reddine, ancak;
Suça konu bononun bankanın maddi varlıklarından olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında basit dolandırıcılık suçu yönünden hüküm kurulması gerekirken suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK’nın 158/1-f, 62/1, 52/2, 53, 58 ve CMUK’nın 326/son maddeleri gereğince mahkumiyet
TCK’nın 204/1, 62/1, 52/2, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler; sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılan ...’a kendisini ... olarak tanıttığı ve ona ait ele geçirilemeyen nüfus cüzdanını kullanarak önceden hazırlanmış suça konu 4.300 TL bedelli bonoyu vererek katılana ait aracı satın aldığı bu şekilde atılı suçları işlediği iddia olunan olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, teşhis tutanağı ile dosya kapsamından mahkemece sanığın atılı suçu işlediğine dair verilen mahkumiyet hüküm ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olup, sahte bononun kullanılmak suretiyle atılı suçun işlendiğinin gerekçe kısmında belirtilmiş olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, teşhis tutanağı ile dosya kapsamından mahkemece sanığın suçun sübutuna dair vermiş olduğu mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiş olup,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazının reddine, ancak;
Suça konu bononun bankanın maddi varlıklarından olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında basit dolandırıcılık suçu yönünden hüküm kurulması gerekirken suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.