Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1277 K.2019/657
Özet: Az önceki mahkeme, dolandırıcılık suçundaki sanıkların beraatına ilişkin kararını, 25/09/2009 ve 10/05/2010 tarihli sorgu işlemlerinden sonra olağan zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, 1412 sayılı CMK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca ise kamu davasının düşmesine karar vererek, bu durumun yeniden yargılama gerektirmediğini belirledi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat
Dolandırıcılık suçundan, sanıkların beraatına ilişkin hükümler, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanıklara isnat olunan “dolandırıcılık” suçunun, TCK’nın 157/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla, tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e, 67/2-a ve 67/3 maddeleri uyarınca, olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve zamanaşımını kesen en son işleminde sanık ... hakkında 25/09/2009 ve sanık ... hakkında ise 10/05/2010 tarihinde yapılan sorgu işlemleri olduğunun tespit edildiği, bu bilgiler ışığında, sorgu tarihlerinden inceleme tarihine kadar 5237 sayılı yasa kapsamında tespit edilen olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 12/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat
Dolandırıcılık suçundan, sanıkların beraatına ilişkin hükümler, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanıklara isnat olunan “dolandırıcılık” suçunun, TCK’nın 157/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla, tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e, 67/2-a ve 67/3 maddeleri uyarınca, olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve zamanaşımını kesen en son işleminde sanık ... hakkında 25/09/2009 ve sanık ... hakkında ise 10/05/2010 tarihinde yapılan sorgu işlemleri olduğunun tespit edildiği, bu bilgiler ışığında, sorgu tarihlerinden inceleme tarihine kadar 5237 sayılı yasa kapsamında tespit edilen olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 12/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.