Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/4701 K.2018/7897
Özet: Uyuşmazlık, tıp merkezi faaliyetlerini sürdüren kurumla doktorların sorumsuzlukları nedeniyle 51 adet elektronik fatura düzenlenerek kuruma zarar verilip, nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraat uygunluğu ile ilgilidir. Mahkeme, sanıkların beraat hükümlerini onaylayarak, aynı zamanda bir sanığın ölümüne bağlı olarak açılan davanın düşürülüp beraat kararının bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat (her iki sanık hakkında)
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında kurulan beraat hükümleri katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıkların suç tarihinde tıp merkezi adı ile faaliyet gösteren sağlık kuruluşunun ortağı ve yetkilisi oldukları, dosya arasında tanık sıfatıyla beyanı bulunan doktorlardan ...' nun 03/07/2009 tarihinde ... un 06/12/2009 tarihinde bu hastanedeki acil servis hekimliği görevlerinden ayrıldıkları, sonrasında gelen ihbar üzerine katılan kurum tarafından yapılan incelemede adı geçen doktorların bu işyerinden ayrıldıktan sonra burada hasta muayene etmeye ve reçete yazmaya devam ederek doktor ...’nun 46 adet, doktor ...’un 5 adet elektronik ortamda fatura düzenlediği faturaları kuruma fatura edip katılan ... 1.106,60 TL zarara uğrattıkları iddia olunan olayda;
1- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan itirazların incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanığın beraatine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan itirazların incelemesinde;
Sanığın hükümden sonra 16.01.2016 tarihinde öldüğünün UYAP'tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat (her iki sanık hakkında)
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında kurulan beraat hükümleri katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıkların suç tarihinde tıp merkezi adı ile faaliyet gösteren sağlık kuruluşunun ortağı ve yetkilisi oldukları, dosya arasında tanık sıfatıyla beyanı bulunan doktorlardan ...' nun 03/07/2009 tarihinde ... un 06/12/2009 tarihinde bu hastanedeki acil servis hekimliği görevlerinden ayrıldıkları, sonrasında gelen ihbar üzerine katılan kurum tarafından yapılan incelemede adı geçen doktorların bu işyerinden ayrıldıktan sonra burada hasta muayene etmeye ve reçete yazmaya devam ederek doktor ...’nun 46 adet, doktor ...’un 5 adet elektronik ortamda fatura düzenlediği faturaları kuruma fatura edip katılan ... 1.106,60 TL zarara uğrattıkları iddia olunan olayda;
1- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan itirazların incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanığın beraatine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan itirazların incelemesinde;
Sanığın hükümden sonra 16.01.2016 tarihinde öldüğünün UYAP'tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.