Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/4218 K.2018/7962
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın dolandırıcılık suçundan beraatı için 13/11/2018 tarihinde oybirliği ile karar vererek hususun incelenmesi sonucunda beraatını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Sanığın dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılanla olan arkadaşlığı ve aralarındaki güven ilişkisinden istifade ederek ona ait aracı satacağı vaadinde bulunduğu ve alıcı çıktığından bahisle satış için galerici olduğunu söylediği arkadaşına vekaletname vermesini sağladığı, akabinde katılanın işyerindeki yoğunluğundan istifade edip aracı alarak gittiği ve tanık Savaş adına verilmiş satış vekaletnamesi ile aracın tescilini adına yaptırdığı, böylece haksız menfaat temin ettiği iddia edilen olayda;
Katılanın, aracının satış işini önceden tanıdığı ve güvendiği sanığa verdiği, sanığın ise, arabanın herhangi bir alıcısı bulunmadığı halde, alıcı varmış gibi hareket edip, galerici olduğunu söylediği arkadaşı Savaş adına özel vekaletname çıkarttırdığı ve sözde galeriye aracı verip paraya almaya gidecekleri zaman, katılanın iş yoğunluğundan istifade edip ondan habersiz arabayı alarak gittiği ve kısa zamanda kendi adına tescil yaptırdığı, sanığın inkar içerikli ispat edilemeyen ve oluşa aykırı savunmaları, tanık beyanları da nazara alındığında; sanığın baştan itibaren aracın satışına yardım edeceği intibaı uyandırıp, mal edinme gayesi ile hareket ettiği anlaşıldığından atılı suçtan uzlaşmaya tabi TCK 157 maddesi gereğince mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/11/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Sanığın dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılanla olan arkadaşlığı ve aralarındaki güven ilişkisinden istifade ederek ona ait aracı satacağı vaadinde bulunduğu ve alıcı çıktığından bahisle satış için galerici olduğunu söylediği arkadaşına vekaletname vermesini sağladığı, akabinde katılanın işyerindeki yoğunluğundan istifade edip aracı alarak gittiği ve tanık Savaş adına verilmiş satış vekaletnamesi ile aracın tescilini adına yaptırdığı, böylece haksız menfaat temin ettiği iddia edilen olayda;
Katılanın, aracının satış işini önceden tanıdığı ve güvendiği sanığa verdiği, sanığın ise, arabanın herhangi bir alıcısı bulunmadığı halde, alıcı varmış gibi hareket edip, galerici olduğunu söylediği arkadaşı Savaş adına özel vekaletname çıkarttırdığı ve sözde galeriye aracı verip paraya almaya gidecekleri zaman, katılanın iş yoğunluğundan istifade edip ondan habersiz arabayı alarak gittiği ve kısa zamanda kendi adına tescil yaptırdığı, sanığın inkar içerikli ispat edilemeyen ve oluşa aykırı savunmaları, tanık beyanları da nazara alındığında; sanığın baştan itibaren aracın satışına yardım edeceği intibaı uyandırıp, mal edinme gayesi ile hareket ettiği anlaşıldığından atılı suçtan uzlaşmaya tabi TCK 157 maddesi gereğince mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/11/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.