Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/1808 K.2016/6930
Özet: Uyuşmazlık, sanığın çek defterinden sahte çekleri keşide ederek müştekiye vermesiyle ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan oluşmaktadır. Mahkeme, sanığın bu eylemlerinin resmi belgede sahtecilik unsurlarını içermediğini kabul ederek beraat yerine mahkumiyet kararı verdiği hükmünü bozup yeni karar verdiler.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK'nın 204/1, 62, 53/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Resmi belgede sahtecilik suçundan, sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, ağabeyi olan ve hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı....'ya ait çek defterinden, çek düzenleme yetkisi olmamasına rağmen suça konu çekleri keşide ederek müştekiye verdiği, böylece atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Müşteki'nin aşamalarda, sanık ... ve kardeşi .... ile birlikte ortak iş yapacaklarını, bu sebeple kendisine suça konu çeklerin, sanık ... tarafından kendisine verildiğini, çek sahibi....'nın bu durumu bildiğini ifade etmesi; hakkında beraat kararı kesinleşen temyiz dışı sanık....'nın soruşturma aşamasında, çeklerin imzalanmasından haberi olmadığını, ancak rıza gösterdiğini, kardeşi sanık ...'in kendisinden habersiz keşide ettiği bütün çekler için rızası olduğunu ayrıca sanığa, başka bankaya ait çek karnesini keşide etmesi için noterlikçe vekalet verdiğini, ancak sanık ...'in bu vekaletnamenin suça konu çek yapraklarını da kapsadığını düşündüğünü beyan etmesi yine sanığın, suça konu çekleri kendisinin imzaladığını, çek sahibi olan ağabeyi.... ile birlikte çalıştıklarını, söz konusu çekleri, ağabeyi.... tarafından kendisine verilen 06.11.2003 tarihli vekaletname çerçevesinde keşide ettiğini savunması dikkate alındığında; sanığın, çek sahibi ağabeyi olan....'nın bilgisi ve muvafakati dahilinde ilgili çekleri keşide ettiğinin kabulü ile resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 20.09.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK'nın 204/1, 62, 53/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Resmi belgede sahtecilik suçundan, sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, ağabeyi olan ve hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı....'ya ait çek defterinden, çek düzenleme yetkisi olmamasına rağmen suça konu çekleri keşide ederek müştekiye verdiği, böylece atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Müşteki'nin aşamalarda, sanık ... ve kardeşi .... ile birlikte ortak iş yapacaklarını, bu sebeple kendisine suça konu çeklerin, sanık ... tarafından kendisine verildiğini, çek sahibi....'nın bu durumu bildiğini ifade etmesi; hakkında beraat kararı kesinleşen temyiz dışı sanık....'nın soruşturma aşamasında, çeklerin imzalanmasından haberi olmadığını, ancak rıza gösterdiğini, kardeşi sanık ...'in kendisinden habersiz keşide ettiği bütün çekler için rızası olduğunu ayrıca sanığa, başka bankaya ait çek karnesini keşide etmesi için noterlikçe vekalet verdiğini, ancak sanık ...'in bu vekaletnamenin suça konu çek yapraklarını da kapsadığını düşündüğünü beyan etmesi yine sanığın, suça konu çekleri kendisinin imzaladığını, çek sahibi olan ağabeyi.... ile birlikte çalıştıklarını, söz konusu çekleri, ağabeyi.... tarafından kendisine verilen 06.11.2003 tarihli vekaletname çerçevesinde keşide ettiğini savunması dikkate alındığında; sanığın, çek sahibi ağabeyi olan....'nın bilgisi ve muvafakati dahilinde ilgili çekleri keşide ettiğinin kabulü ile resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 20.09.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.