‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/5760 K.2017/25873

Esas No: 2015/5760 · Karar No: 2017/25873 · Karar Tarihi: 05.12.2017
Özet: 1) Mahkemede, sanığın benzin istasyonunda çalışma süresince hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanarak müşterilerden elendiği yakıtı kasaya koymak yerine bidonlara kovup başka müşterilere satması şu viruşuyla suçlanmakta; 2) Mahkeme, delilleri değerlendirerek sanığın suç işlediğini tespit etti ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesine göre hüküm bozulmasına karar vererek sanığın mahkumiyetini iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 62, 52/2, 53, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanın benzin istasyonunda pompacı olarak çalıştığı, yakıt almaya gelen müşterilerin bir sebeple araç başından ayrıldığı sırada araç deposuna koyması gereken ve bedeli müşteri tarafından ödenen yakıtın bir kısmını bidonlara koyarak sonrasında istasyona bidonla yakıt almaya gelen başka müşterilere satmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda;
1-CMK'nın 217/2 maddesinde yüklenen suçun, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delille ispatlanacağı ve aynı kanunun 206/2-a maddesinde hukuka aykırı elde edilmiş delilin reddedileceği, yine CMK'nın 230/1-b maddesinde “hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi” düzenlemeleri dikkate alındığında; sanığın atılı suçu kabul etmemesi, iddianın tanık ...'un yeminli beyanı ile de doğrulanamaması, sanığın atılı suçu işlediğine dair hukuka aykırı olarak elde edilen ses kayıtları dışında dosya kapsamında başka bir delilin bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından katılanın 25/10/2011 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında, olayı işyeri müdürü olan ...'ün bizzat gördüğünü belirtmesi karşısında, ...'ün tespit edilerek tanık olarak beyanının alınması, yine dosya arasında bulunan 01/03/2007 tarihli haksız aykırı davranış tespit tutanağında imzası bulunan ...'ün tanık olarak dinlenmesi, bunun dışında atılı suçun ispatına yarayacak başka delillerin bulunup bulunmadığının araştırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkrasında gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
c-Suç tarihinin 2007 yılı Mart ayı olmasına rağmen hükümde 2011 yılı olarak yazılması suretiyle hataya düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?