Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/3277 K.2015/29232
Özet: (1) Sanık, katılanların aracına binerek sürüşe devam etmesi sırasında yaralanan katılımcının gözlüğünü kırarak ve araçla çarpışarak kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarını işlediği iddia edildi. (2) Mahkeme, sanığın suçu unsurlarını oluşturmadığını belirterek mala zarar verme suçundan beraat ettirdi; ancak taksirle yaralama eylemleri için kusur araştırması yapılmasını şart koşarak karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın hırsızılık şüphelisi olarak katılanlar tarafından ihbar edildiği, sanık serbest kaldıktan sonra katılanların yanına geldiği ve aracını üzerine sürdüğü katılan ...'nin kaçmaya çalışırken yere düşerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ayrıca sanığın katılan ...'nin yere düşen gözlüğünü araç ile ezerek kırdığı böylece sanığın kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarını işlediği iddia edilen olayda,
Tüm dosya kapsamı, olayın gelişimi, sanığın suçlamayı kabul etmemiş olması, tanık Serkan ile duruşmada yeniden dinlenen Mahmut'un değişen beyanlarına göre, tehdit eyleminde bulunduğu iddia edilen sanığın, katılanlar tarafından aracına binerek gitmesinin engellendiği sırasında katılan ...'nın yaralanmış oluşu ve katılan ...'nin sanığın kullanmaya çalıştığı aracın direksiyonunu tutması nedeniyle daire çizdiği sırada cebindeki 2 adet cep telefonunun düşerek araç altında kalarak ezilmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı suçları kasten işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu sebeple sanığın mala zarar verme suçundan suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği, sanığın katılanlar ... ve ...'ye yönelik eylemlerinin ise, taksirle yaralama suçu kapsamında kusur araştırması yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın hırsızılık şüphelisi olarak katılanlar tarafından ihbar edildiği, sanık serbest kaldıktan sonra katılanların yanına geldiği ve aracını üzerine sürdüğü katılan ...'nin kaçmaya çalışırken yere düşerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ayrıca sanığın katılan ...'nin yere düşen gözlüğünü araç ile ezerek kırdığı böylece sanığın kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarını işlediği iddia edilen olayda,
Tüm dosya kapsamı, olayın gelişimi, sanığın suçlamayı kabul etmemiş olması, tanık Serkan ile duruşmada yeniden dinlenen Mahmut'un değişen beyanlarına göre, tehdit eyleminde bulunduğu iddia edilen sanığın, katılanlar tarafından aracına binerek gitmesinin engellendiği sırasında katılan ...'nın yaralanmış oluşu ve katılan ...'nin sanığın kullanmaya çalıştığı aracın direksiyonunu tutması nedeniyle daire çizdiği sırada cebindeki 2 adet cep telefonunun düşerek araç altında kalarak ezilmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı suçları kasten işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu sebeple sanığın mala zarar verme suçundan suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği, sanığın katılanlar ... ve ...'ye yönelik eylemlerinin ise, taksirle yaralama suçu kapsamında kusur araştırması yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.