‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/3085 K.2015/21809

Esas No: 2015/3085 · Karar No: 2015/21809 · Karar Tarihi: 03.03.2015
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanarak şikayetçiye ait elektrik faturalarının tahsilatını yapıp bu gelirleri belediyeye ödememesiyle ilgiliydi; mahkeme, sanıkların suç işlediğini ve cezai sorumluluk taşıdığını kabul etti. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkları mahkum ederek hükmü bozma kararına vararak 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesine göre kararı iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.

Şikayetçinin kendisine ait 25.70 ve 2800 TL tutarlarındaki elektrik faturalarını sanıkların işlettiği fatura ödeme merkezine makbuz karşılığında ödemesine rağmen, sanıkların tahsil edilen bu bedelleri alacaklı belediyeye ödemedikleri iddia olunan somut olayda;
1-Sanıkların, söz konusu tahsilatları yaparken herhangi bir hile kullanmış olması halinde eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilerek, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, tahsilat yapılan işyerinin, gerçekten iş yeri olarak kayıtlı olup olmadığı, ödeme yaptığı faturaların bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Şikayetçinin hükümden sonra verdiği 03.12.2012 tarihli dilekçe ile zararının tamamen karşılandığını ve şikayetten vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, zararının ne zaman ve ne şekilde karşılandığı şikayetçiye açıklattırılarak zararın karşılandığı tarihin kesin olarak tespiti ve sanıkların etkin pişmanlık gösterip göstermediği değerlendirilerek sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?