Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/14831 K.2016/1888
Özet: Etkinin üzerine, sanığın kooperatif hissesini açıklanan şekilde saklamasıyla dolandırıcılık suçunun oluşmadığı gerekçesiyle vekilin temyizi kabul M. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle onamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmü katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın, sanığa ait kooperatif hissesini noterde devralarak parasını sanığa verdiği, bu hisse içinde iki adet taşınmazın bulunduğu, bu aşamada henüz katılanın kooperatif üyesi olmadığı, kooperatif tamamlandıktan sonra çekiliş yapıldığı ve her üyenin hangi daireyi alacağının belirlendiği, bu aşamada dairelerin tapularının da üyeler adına çıktığı, sanığın, hisseyi katılana devretmesine rağmen, kendi adına kaydedilen taşınmazları borcu bulunduğu gerekçesiyle üçüncü kişilere sattığı, böylece katılanı zarara uğratmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın, yaptığı sözleşme ve noter devri sonrasında, kendi adına çıkan tapuları katılana devretmek yerine sözleşme hükümlerine aykırı davranarak üçüncü kişilere devretmesi olayı ile ilgili olarak taraflar arasında hukuki bir ihtilaf bulunduğu, sanığın, hileli bir hareketinin bulunmadığı ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, herhangi bir gerekçeye dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmü katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın, sanığa ait kooperatif hissesini noterde devralarak parasını sanığa verdiği, bu hisse içinde iki adet taşınmazın bulunduğu, bu aşamada henüz katılanın kooperatif üyesi olmadığı, kooperatif tamamlandıktan sonra çekiliş yapıldığı ve her üyenin hangi daireyi alacağının belirlendiği, bu aşamada dairelerin tapularının da üyeler adına çıktığı, sanığın, hisseyi katılana devretmesine rağmen, kendi adına kaydedilen taşınmazları borcu bulunduğu gerekçesiyle üçüncü kişilere sattığı, böylece katılanı zarara uğratmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın, yaptığı sözleşme ve noter devri sonrasında, kendi adına çıkan tapuları katılana devretmek yerine sözleşme hükümlerine aykırı davranarak üçüncü kişilere devretmesi olayı ile ilgili olarak taraflar arasında hukuki bir ihtilaf bulunduğu, sanığın, hileli bir hareketinin bulunmadığı ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, herhangi bir gerekçeye dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.