Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/9807 K.2017/1091
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Bozma
Uyuşmazlık
Sanığın, katılan kuyumcunun yanında pazarlama elemanı olarak çalışırken sattığı altınların bedelini katilana vermediği iddiasıyla cezalandırılmasına karşı sanık ve katılan vekili temyiz başvurularında bulunmuştur.
Kaynak pasajlar (3)
- Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
- Sanığın, kuyumcu olan katılanın yanında pazarlama elemanı olarak çalıştığı, çeşitli şehirlere götürüp satmak üzere aldığı altınların parasını kendisinin almasına rağmen katılana vermediğinin iddia ve kabul edildiği olayda,
- Sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, altınları sattığı kuyumculardan birkaç tanesinin kapandığını bu nedenle parasını tahsil edemediğini beyan ettiği, katılan ise sanığın satmış olduğu altınların parasını almasına rağmen kendilerine ödemediğini, müşterileri ile bizzat görüştüğünü, altının parasını ödediklerini söylediklerini, sanığın kumar oynadığı için parayı ödeyemediğini kendisine söylediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, katılanın müşterilerin sanığa parayı ödediğini ancak paranın kendisine ödenmediğini beyanı nedeniyle, hangi müşterilerin ödeme yaptığı halde bedelinin kendisine ödenmediği, bu kişilerin isim ve adres bilgilerinin tespit edilerek olaya ilişkin beyanlarının alınması amacıyla tanık olarak dinlenilmeleri, sanığın yeniden savunması alınarak katılanın dosyaya sunmuş olduğu itiraf mahiyetinde onaysız fotokopi evraka ilişkin beyanlarının alınması, evraktaki imzanın kendisine ait olup olmadığı, aslının nerede olduğunun sorulması, zorla imzalatıldığını beyan ettiği taktirde herhangi bir suç duyurusunda bulunup bulunmadığını, varsa başka delillerin de bildirilmesi sorulduktan sonra sonucuna göre delillerin takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Gerekçe
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, katılanın ödeme yapan müşterilerin tanık olarak dinlenilmemesini ve sanığın itiraf mahiyetindeki evrak hakkındaki beyanının alınmamasını eksik inceleme olarak değerlendirmiştir. Ayrıca, TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun alt soy dışındaki kişileri kapsayacak şekilde uygulanması ve adli para cezasının belirlenmesinde yeterli gerekçe gösterilmemesi bozma nedenidir.
Kaynak pasajlar (3)
- Sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, altınları sattığı kuyumculardan birkaç tanesinin kapandığını bu nedenle parasını tahsil edemediğini beyan ettiği, katılan ise sanığın satmış olduğu altınların parasını almasına rağmen kendilerine ödemediğini, müşterileri ile bizzat görüştüğünü, altının parasını ödediklerini söylediklerini, sanığın kumar oynadığı için parayı ödeyemediğini kendisine söylediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, katılanın müşterilerin sanığa parayı ödediğini ancak paranın kendisine ödenmediğini beyanı nedeniyle, hangi müşterilerin ödeme yaptığı halde bedelinin kendisine ödenmediği, bu kişilerin isim ve adres bilgilerinin tespit edilerek olaya ilişkin beyanlarının alınması amacıyla tanık olarak dinlenilmeleri, sanığın yeniden savunması alınarak katılanın dosyaya sunmuş olduğu itiraf mahiyetinde onaysız fotokopi evraka ilişkin beyanlarının alınması, evraktaki imzanın kendisine ait olup olmadığı, aslının nerede olduğunun sorulması, zorla imzalatıldığını beyan ettiği taktirde herhangi bir suç duyurusunda bulunup bulunmadığını, varsa başka delillerin de bildirilmesi sorulduktan sonra sonucuna göre delillerin takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
- a-5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
- b-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Sonuç
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, eksik inceleme ve hatalı ceza tayini gerekçeleriyle temyiz edilmiştir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, delillerin tam olarak toplanmaması ve kanun maddelerinin yanlış uygulanması nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Kaynak pasajlar (5)
- Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
- Sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, altınları sattığı kuyumculardan birkaç tanesinin kapandığını bu nedenle parasını tahsil edemediğini beyan ettiği, katılan ise sanığın satmış olduğu altınların parasını almasına rağmen kendilerine ödemediğini, müşterileri ile bizzat görüştüğünü, altının parasını ödediklerini söylediklerini, sanığın kumar oynadığı için parayı ödeyemediğini kendisine söylediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, katılanın müşterilerin sanığa parayı ödediğini ancak paranın kendisine ödenmediğini beyanı nedeniyle, hangi müşterilerin ödeme yaptığı halde bedelinin kendisine ödenmediği, bu kişilerin isim ve adres bilgilerinin tespit edilerek olaya ilişkin beyanlarının alınması amacıyla tanık olarak dinlenilmeleri, sanığın yeniden savunması alınarak katılanın dosyaya sunmuş olduğu itiraf mahiyetinde onaysız fotokopi evraka ilişkin beyanlarının alınması, evraktaki imzanın kendisine ait olup olmadığı, aslının nerede olduğunun sorulması, zorla imzalatıldığını beyan ettiği taktirde herhangi bir suç duyurusunda bulunup bulunmadığını, varsa başka delillerin de bildirilmesi sorulduktan sonra sonucuna göre delillerin takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
- a-5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
- b-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
- Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanığın, kuyumcu olan katılanın yanında pazarlama elemanı olarak çalıştığı, çeşitli şehirlere götürüp satmak üzere aldığı altınların parasını kendisinin almasına rağmen katılana vermediğinin iddia ve kabul edildiği olayda,
Sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, altınları sattığı kuyumculardan birkaç tanesinin kapandığını bu nedenle parasını tahsil edemediğini beyan ettiği, katılan ise sanığın satmış olduğu altınların parasını almasına rağmen kendilerine ödemediğini, müşterileri ile bizzat görüştüğünü, altının parasını ödediklerini söylediklerini, sanığın kumar oynadığı için parayı ödeyemediğini kendisine söylediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, katılanın müşterilerin sanığa parayı ödediğini ancak paranın kendisine ödenmediğini beyanı nedeniyle, hangi müşterilerin ödeme yaptığı halde bedelinin kendisine ödenmediği, bu kişilerin isim ve adres bilgilerinin tespit edilerek olaya ilişkin beyanlarının alınması amacıyla tanık olarak dinlenilmeleri, sanığın yeniden savunması alınarak katılanın dosyaya sunmuş olduğu itiraf mahiyetinde onaysız fotokopi evraka ilişkin beyanlarının alınması, evraktaki imzanın kendisine ait olup olmadığı, aslının nerede olduğunun sorulması, zorla imzalatıldığını beyan ettiği taktirde herhangi bir suç duyurusunda bulunup bulunmadığını, varsa başka delillerin de bildirilmesi sorulduktan sonra sonucuna göre delillerin takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
b-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanığın, kuyumcu olan katılanın yanında pazarlama elemanı olarak çalıştığı, çeşitli şehirlere götürüp satmak üzere aldığı altınların parasını kendisinin almasına rağmen katılana vermediğinin iddia ve kabul edildiği olayda,
Sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, altınları sattığı kuyumculardan birkaç tanesinin kapandığını bu nedenle parasını tahsil edemediğini beyan ettiği, katılan ise sanığın satmış olduğu altınların parasını almasına rağmen kendilerine ödemediğini, müşterileri ile bizzat görüştüğünü, altının parasını ödediklerini söylediklerini, sanığın kumar oynadığı için parayı ödeyemediğini kendisine söylediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, katılanın müşterilerin sanığa parayı ödediğini ancak paranın kendisine ödenmediğini beyanı nedeniyle, hangi müşterilerin ödeme yaptığı halde bedelinin kendisine ödenmediği, bu kişilerin isim ve adres bilgilerinin tespit edilerek olaya ilişkin beyanlarının alınması amacıyla tanık olarak dinlenilmeleri, sanığın yeniden savunması alınarak katılanın dosyaya sunmuş olduğu itiraf mahiyetinde onaysız fotokopi evraka ilişkin beyanlarının alınması, evraktaki imzanın kendisine ait olup olmadığı, aslının nerede olduğunun sorulması, zorla imzalatıldığını beyan ettiği taktirde herhangi bir suç duyurusunda bulunup bulunmadığını, varsa başka delillerin de bildirilmesi sorulduktan sonra sonucuna göre delillerin takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
b-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.