Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/801 K.2016/5399
Özet: (1) Sanıkların, mağdurun yardıma muhtaç olduğunu iddia ederek onunla birlikte yürüyerek, buldukları mendilden para ve yüzük alıp mağdura geri verip ardından ortadan kaybolarak dolandırıcılık suçunu işlediği yönündeki uyuşmazlık; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçu oluşturduğunu kabul ederek mahkumiyet kararını onayladı ve temyiz itirazlarını reddetti.
MAHKEMESİ: ..... Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçundan, sanıkların mahkûmiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafndan temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin (1), (2) ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ....'un, yolda yürümekte olan mağdurun yanına gelerek, kendisinin bir mağaza sahibinin oğlu olduğunu, babasının vefat ettiğini, yardım dağıttıklarını, tanıdığı fakir birilerinin olup olmadığını sorduğu, mağdurun kendisinin de fakir olduğunu söylemesi üzerine sanığın, mağduru yardım dağıtılan yere götürmeyi teklif ettiği, kabul eden mağdur ile birlikte yürümeye başladıkları, önceden hazırladıkları plan doğrultusunda sanığın daha önce caddeye bıraktığı mendili yerden aldığı ve mağdura "teyze para buldum, içerisinde mark dolar var, gel paylaşalım" dediği akabinde diğer sanık .....'in olay yerine gelerek, mendil içerisinde para ve yüzük kaybettiğini söylediği, sanık .....'in, " biz para bulmadık inanmıyorsan al bak" diyerek cebinden çıkardığı cüzdanı sanık ....'e verdiği, sanık ....'in "teyze sende ver, seninkini de kontrol etsin" dediği, bunun üzerine mağdurun cüzdanı ve cüzdan içerisinde bulunan 80 TL'yi sanık ....'e verdiği yine sanık ....'in "teyze yüzüğünü de ver ona da baksın" demesi üzerine mağdurun parmağında bulunan altın yüzüğü de çıkartarak verdiği akabinde sanıkların bir bahane ile bulundukları yerden uzaklaşarak ortadan kayboldukları anlaşılmakla, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların, herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 26.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçundan, sanıkların mahkûmiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafndan temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin (1), (2) ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ....'un, yolda yürümekte olan mağdurun yanına gelerek, kendisinin bir mağaza sahibinin oğlu olduğunu, babasının vefat ettiğini, yardım dağıttıklarını, tanıdığı fakir birilerinin olup olmadığını sorduğu, mağdurun kendisinin de fakir olduğunu söylemesi üzerine sanığın, mağduru yardım dağıtılan yere götürmeyi teklif ettiği, kabul eden mağdur ile birlikte yürümeye başladıkları, önceden hazırladıkları plan doğrultusunda sanığın daha önce caddeye bıraktığı mendili yerden aldığı ve mağdura "teyze para buldum, içerisinde mark dolar var, gel paylaşalım" dediği akabinde diğer sanık .....'in olay yerine gelerek, mendil içerisinde para ve yüzük kaybettiğini söylediği, sanık .....'in, " biz para bulmadık inanmıyorsan al bak" diyerek cebinden çıkardığı cüzdanı sanık ....'e verdiği, sanık ....'in "teyze sende ver, seninkini de kontrol etsin" dediği, bunun üzerine mağdurun cüzdanı ve cüzdan içerisinde bulunan 80 TL'yi sanık ....'e verdiği yine sanık ....'in "teyze yüzüğünü de ver ona da baksın" demesi üzerine mağdurun parmağında bulunan altın yüzüğü de çıkartarak verdiği akabinde sanıkların bir bahane ile bulundukları yerden uzaklaşarak ortadan kayboldukları anlaşılmakla, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların, herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 26.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.