Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/5627 K.2016/8331
Özet: Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin karar, eksik araştırma nedeniyle rapor ve delillerin tartışılmasıyla yönetime dayalı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince 1412 Sayılı CMUK'ın 321. maddesi uyarınca, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/1, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde oto kiralama işi ile uğraşan katılanın aracını kiraladığı halde geri teslim etmediği ve devir olgusunu inkar ettiği, bu suretle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından, sanık ile katılanın suç döneminde yaptıkları telefon görüşmelerinin HTS kayıtları ile tesbiti, soruşturma aşamasında dinlenilen ve sanığın suç tarihinde kendileri ile birlikte olduğunu beyan eden tanıklar .... ve ... ile sanığın nişanlısı ...’un olaya ilişkin bilgi ve görgülerinin alınıp, araç kiralama sözleşmesi üzerinde "kiracının imzası" bölümündeki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınarak, tüm deliller tartışılıp sonucuna göre, sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerektiği halde, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/1, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde oto kiralama işi ile uğraşan katılanın aracını kiraladığı halde geri teslim etmediği ve devir olgusunu inkar ettiği, bu suretle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından, sanık ile katılanın suç döneminde yaptıkları telefon görüşmelerinin HTS kayıtları ile tesbiti, soruşturma aşamasında dinlenilen ve sanığın suç tarihinde kendileri ile birlikte olduğunu beyan eden tanıklar .... ve ... ile sanığın nişanlısı ...’un olaya ilişkin bilgi ve görgülerinin alınıp, araç kiralama sözleşmesi üzerinde "kiracının imzası" bölümündeki imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınarak, tüm deliller tartışılıp sonucuna göre, sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerektiği halde, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.