Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/475 K.2015/20946
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın araçla çarpışma sonrası yaralanan katılanı takip ederek aracını kırması, tekme ve yumruklarla vurması ile tehdit etmesiyle ilgili mala zarar verme, tehdit ve yaralama suçlarıdır. Mahkeme, delillerin incelenmesinden sonra sanığı bu suçlardan mahkum etmiş ve 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme, tehdit, yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ...'in aracı ile seyir halindeyken durduğu, bu sırada arkadan gelen katılan ...'ün kullanmakta olduğu aracın, bu şahsın aracına arkadan çarparak hasar görmesine neden olduğu ve ...’u aracıyla sürükleyerek yaraladığı, bunun üzerine ...'un aracına binip, diğer katılan sanığı takip etmeye başladığı ve katılanı yakaladığı, burada aracını durdurarak dışarı çıkıp, ...'ün kullanmış olduğu aracın sol yan aynasını kırdığı, daha sonra ...'ü araçtan çıkartarak tekme ve yumruklarla vurduğu, ayrıca sanık ...'un, ...'ü araç dışına çıkartırken seni gebertirim şeklinde söz söyleyerek onu tehdit ettiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan beyanı ve tanık ifadeleri, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanın sanığın aracına çarptığı, bunun üzerine aracına bakmak için aracından inen sanığın, katılan tarafından yaralandığı, sanığın da bu duruma sinirlenerek katılanı takip edip atılı suçları işlediğinin kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesi kapsamında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mala zarar verme, tehdit, yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ...'in aracı ile seyir halindeyken durduğu, bu sırada arkadan gelen katılan ...'ün kullanmakta olduğu aracın, bu şahsın aracına arkadan çarparak hasar görmesine neden olduğu ve ...’u aracıyla sürükleyerek yaraladığı, bunun üzerine ...'un aracına binip, diğer katılan sanığı takip etmeye başladığı ve katılanı yakaladığı, burada aracını durdurarak dışarı çıkıp, ...'ün kullanmış olduğu aracın sol yan aynasını kırdığı, daha sonra ...'ü araçtan çıkartarak tekme ve yumruklarla vurduğu, ayrıca sanık ...'un, ...'ü araç dışına çıkartırken seni gebertirim şeklinde söz söyleyerek onu tehdit ettiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan beyanı ve tanık ifadeleri, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanın sanığın aracına çarptığı, bunun üzerine aracına bakmak için aracından inen sanığın, katılan tarafından yaralandığı, sanığın da bu duruma sinirlenerek katılanı takip edip atılı suçları işlediğinin kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesi kapsamında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.