Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/3475 K.2016/4846
Özet: (1) Sanık, tanıdığı katılanla birlikte altın satma iddiasıyla dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle yargılandı; (2) Mahkeme, sanığın mahkumiyetine hükmederek hapis cezasını ve adli para cezalarını düzeltti, ancak kararının yeniden duruşma gerektirmediğini belirterek onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62/1, 52/2-4, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, daha önceden müşterisi olması nedeniyle tanıdığı katılanı kimliği tespit edilmeyen ... isimli kişi ile birlikte arayarak ellerinde altın olduğunu ve satamadıklarını, isterse kendisine satabileceklerini söyledikleri, daha sonra sanık ve Serkan'ın farklı tarihlerde yine katılanı arayarak .. çağırdıkları, bu arada sanığın başka bir eylemi nedeniyle cezaevine girdiği, .. gelen katılanın Serkan'la buluştuğu, ... katılana bir tane numune altın verdiği ve katılanın İstanbul'a dönüp bir kuyumcuya sorduğunda altının gerçek olduğunu öğrenmesi üzerine tekrar ... gelerek ... ile buluştuğu ve ... 80.000 TL para verdiği, ... parayı alarak altınları getirmek üzere bir evin bahçesine girdiği ve gözden kaybolduğu, bu şekilde ... isimli kişiyi azmettirerek dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkin gerçekleşen olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “800 gün”, “666 gün” ve “13320 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün“, “4 gün” ve “80 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62/1, 52/2-4, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, daha önceden müşterisi olması nedeniyle tanıdığı katılanı kimliği tespit edilmeyen ... isimli kişi ile birlikte arayarak ellerinde altın olduğunu ve satamadıklarını, isterse kendisine satabileceklerini söyledikleri, daha sonra sanık ve Serkan'ın farklı tarihlerde yine katılanı arayarak .. çağırdıkları, bu arada sanığın başka bir eylemi nedeniyle cezaevine girdiği, .. gelen katılanın Serkan'la buluştuğu, ... katılana bir tane numune altın verdiği ve katılanın İstanbul'a dönüp bir kuyumcuya sorduğunda altının gerçek olduğunu öğrenmesi üzerine tekrar ... gelerek ... ile buluştuğu ve ... 80.000 TL para verdiği, ... parayı alarak altınları getirmek üzere bir evin bahçesine girdiği ve gözden kaybolduğu, bu şekilde ... isimli kişiyi azmettirerek dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkin gerçekleşen olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “800 gün”, “666 gün” ve “13320 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün“, “4 gün” ve “80 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.