Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/18663 K.2017/8027
Özet: Sanık güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, katılan ve müdafiinin temyiz itirazları ve 5320 sayılı Kanun’la 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle “bekleyen” hüküm Bozulmasına karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 62, 52/2-4, 51/1-3, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet.
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yanında asistan olarak çalıştığı katılana ait bankacılık işlemlerini, katılanın bilgi ve rızası kapsamında ona ait şifreler ile internet üzerinden yürüttüğü, 2004 yılından sonra katılanın işyerinden ayrılıp şirketin bağlı olduğu holdingde çalışmaya başlaması nedeniyle aralarında hizmet ilişkisi kalmamasına rağmen, katılanın ricasını kıramayan sanığın katılan adına işlemleri yapmaya devam ettiği sırada, katılana ait hesaptan kendi şahsi hesabına yolladığı yaklaşık 98.807,68 TL'yi mal edindiğinin iddia edildiği olayda; sanık ile katılan arasında suç tarihi itibariyle bir hizmet ilişkisi olmaması nedeniyle sanığın eyleminin TCK'nın 155/1 maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 62, 52/2-4, 51/1-3, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet.
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yanında asistan olarak çalıştığı katılana ait bankacılık işlemlerini, katılanın bilgi ve rızası kapsamında ona ait şifreler ile internet üzerinden yürüttüğü, 2004 yılından sonra katılanın işyerinden ayrılıp şirketin bağlı olduğu holdingde çalışmaya başlaması nedeniyle aralarında hizmet ilişkisi kalmamasına rağmen, katılanın ricasını kıramayan sanığın katılan adına işlemleri yapmaya devam ettiği sırada, katılana ait hesaptan kendi şahsi hesabına yolladığı yaklaşık 98.807,68 TL'yi mal edindiğinin iddia edildiği olayda; sanık ile katılan arasında suç tarihi itibariyle bir hizmet ilişkisi olmaması nedeniyle sanığın eyleminin TCK'nın 155/1 maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.