Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/17077 K.2017/5736
Özet: Uyuşmazlık: Sanığın, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karşı temyiz başvurusu; Mahkeme sonucu: Temyiz kararıyla 15. Ceza Dairesi’nin 2014/17077 ve 2017/5736 kararları bozuldu, sanığın hapis cezası ve adli para cezası iptal edildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK' nın 155/2, 62, 52, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık müdafii ile katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık avukatın ..... Noterliğince düzenlenen 25.12.2006 tarihli ve 23762 yevmiye sayılı vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlenip, kardeşi ....'in askerlik görevini ifa ederken geçirdiği trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle .... Anonim Şirketinden 20.02.2007 tarihinde tahsil ettiği 13.194 TL'yi türlü bahanelerle katılana vermeyerek uhdesine geçirdiği iddia olunan olayda; sanığın vekalet alacağına mahsuben paranın 3.000 TL'sine elkoyduğu, kalanını da katılanın annesi ......’e teslim ettiğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın katılana sağladığı hukuki yardımların nelerden ibaret olduğu, söz konusu para sanık tarafından tahsil edildiğinde, sanığın alması gereken avukatlık ücreti bulunup bulunmadığı, yapılmış herhangi bir masrafı olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu ve vekil edenin ödediği masraf miktarı da dikkate alınarak hapis hakkını kullanmayı gerektirir bir alacak bulunup bulunmadığının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii ile ....’ın kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek konu ile bilgisine başvurulmak üzere davet edilmesi ile sanığın kendisine para verip vermediği, verdi ise ne kadar verdiğinin sorulmasının ardından sonuca göre, sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
a- 12.11.2012 tarihli celsede "gelen olmadı" denilmesinin ardından bu kez "sanıktan son sözü soruldu: Takdir mahkemenindir’’denilmek sureti ile çelişki yaratılması,
b- Sanık hakkında hapis cezasının yanında tayin edilen adli para cezasının, ayrım yapılmaksızın 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince adli para cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden hapis cezası ile birlikte yazılı şekilde para cezasının da ertelenmesine karar verilmesi,
c- Ceza yargılamasındaki ‘’re’sen araştırma’’ ilkesinin gözardı edilerek 05.07.2012 tarihli celse sanıktan tanığının adresini bildirmesi için sanığa 10 günlük süre verilmesi, akabinde adresini bildirmediği için 12.11.2012 tarihli celsede bu sebeple tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiisi ve katılanın sübuta dair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK' nın 155/2, 62, 52, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık müdafii ile katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık avukatın ..... Noterliğince düzenlenen 25.12.2006 tarihli ve 23762 yevmiye sayılı vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlenip, kardeşi ....'in askerlik görevini ifa ederken geçirdiği trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle .... Anonim Şirketinden 20.02.2007 tarihinde tahsil ettiği 13.194 TL'yi türlü bahanelerle katılana vermeyerek uhdesine geçirdiği iddia olunan olayda; sanığın vekalet alacağına mahsuben paranın 3.000 TL'sine elkoyduğu, kalanını da katılanın annesi ......’e teslim ettiğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın katılana sağladığı hukuki yardımların nelerden ibaret olduğu, söz konusu para sanık tarafından tahsil edildiğinde, sanığın alması gereken avukatlık ücreti bulunup bulunmadığı, yapılmış herhangi bir masrafı olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu ve vekil edenin ödediği masraf miktarı da dikkate alınarak hapis hakkını kullanmayı gerektirir bir alacak bulunup bulunmadığının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii ile ....’ın kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek konu ile bilgisine başvurulmak üzere davet edilmesi ile sanığın kendisine para verip vermediği, verdi ise ne kadar verdiğinin sorulmasının ardından sonuca göre, sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
a- 12.11.2012 tarihli celsede "gelen olmadı" denilmesinin ardından bu kez "sanıktan son sözü soruldu: Takdir mahkemenindir’’denilmek sureti ile çelişki yaratılması,
b- Sanık hakkında hapis cezasının yanında tayin edilen adli para cezasının, ayrım yapılmaksızın 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince adli para cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden hapis cezası ile birlikte yazılı şekilde para cezasının da ertelenmesine karar verilmesi,
c- Ceza yargılamasındaki ‘’re’sen araştırma’’ ilkesinin gözardı edilerek 05.07.2012 tarihli celse sanıktan tanığının adresini bildirmesi için sanığa 10 günlük süre verilmesi, akabinde adresini bildirmediği için 12.11.2012 tarihli celsede bu sebeple tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiisi ve katılanın sübuta dair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.