Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/16823 K.2017/374
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ve mahkemenin hapis cezası ile adli para cezasını birlikte öngören TCK 157/1 maddesinin uygulanmaması, ayrıca hırsızlık suçu oluşup oluşmadığına dair değerlendirme eksikliği. Mahkeme: Sanığın hapis cezasına hükmedilmesini ve 168/2 madde yerine 168/1 maddenin uygulanmasını içeren mahkumiyet kararını 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince bozuldu, ancak ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tuttu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 168/1, 62, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanığın sanayi içerisindeki dükkanları gezip dilendiği, katılanın işyerine geldiğinde para istediği, katılanın cüzdanını çıkartarak bozuk para baktığı, sanığın katılana paraları çıkart falına bakayım dediği, katılanın da cüzdanından paraları çıkararak eline aldığı, sanığın paraları eli ile aldığı ve daha sonra paraları tekrar katılanın avcuna koyarak cebine koy dediği, sanığın işyerinden ayrılmasının ardından katılanın parasından 525 TL eksildiğini fark ettiği, bu suretle sanığın değişen suç vasfıyla dolandırıcılık suçunu işlediği kabul olunan somut olayda;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa atılı eylemin TCK'nın 142/2-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanık hakkında cezaya hükmolunurken uygulanan TCK'nın 157/1 maddesinde hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmesine rağmen sadece hapis cezasına hükmolunması,
b-Sanığın katılanın zararını yargılama aşamasında gidermesi karşısında, hakkında kurulan hükümde TCK'nın 168/2 maddesi yerine TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanması suretiyle hataya düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak 17/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 168/1, 62, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanığın sanayi içerisindeki dükkanları gezip dilendiği, katılanın işyerine geldiğinde para istediği, katılanın cüzdanını çıkartarak bozuk para baktığı, sanığın katılana paraları çıkart falına bakayım dediği, katılanın da cüzdanından paraları çıkararak eline aldığı, sanığın paraları eli ile aldığı ve daha sonra paraları tekrar katılanın avcuna koyarak cebine koy dediği, sanığın işyerinden ayrılmasının ardından katılanın parasından 525 TL eksildiğini fark ettiği, bu suretle sanığın değişen suç vasfıyla dolandırıcılık suçunu işlediği kabul olunan somut olayda;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa atılı eylemin TCK'nın 142/2-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanık hakkında cezaya hükmolunurken uygulanan TCK'nın 157/1 maddesinde hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmesine rağmen sadece hapis cezasına hükmolunması,
b-Sanığın katılanın zararını yargılama aşamasında gidermesi karşısında, hakkında kurulan hükümde TCK'nın 168/2 maddesi yerine TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanması suretiyle hataya düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak 17/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.