Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/4784 K.2013/17445
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, şikayetçi vekilin usulde bildirim ve katılım hakkı verilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı karar vermiş olmasından dolayı 5271 sayılı CMK’nın 193. maddesiyle yanlış anlamaya dayalı eksik kovuşturma sonucunda verdiği beraat kararı 13.11.2013’te oybirliğiyle bozmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören şikayetçi kurum vekilinin bildirdiği adrese, duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı ve davaya katılma olanağı tanınmadığından, şikayetçi vekilinin sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/12/1986 tarih 477/634, 21/09/1992 tarih 225/236 ve 12/06/2001 tarih 177/119 sayılı kararları ile uyum gösteren daire kararlarında açıklandığı üzere, fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Şikayetçi vekilinin kamu davasından usulüne uygun çağrı kağıdıyla haberdar edilip, davaya katılma olanağı sağlanmadan hüküm kurulması suretiyle, CMK'nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören şikayetçi kurum vekilinin bildirdiği adrese, duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı ve davaya katılma olanağı tanınmadığından, şikayetçi vekilinin sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/12/1986 tarih 477/634, 21/09/1992 tarih 225/236 ve 12/06/2001 tarih 177/119 sayılı kararları ile uyum gösteren daire kararlarında açıklandığı üzere, fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Şikayetçi vekilinin kamu davasından usulüne uygun çağrı kağıdıyla haberdar edilip, davaya katılma olanağı sağlanmadan hüküm kurulması suretiyle, CMK'nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.