Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/32848 K.2014/10104
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlamalarında sanığın avukatının müdafiilik ilişkisi olmadığına karar vererek, 01/04/2013 tarihli mahkumiyet kararını 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Av. ...'in soruşturma aşamasında sanık ...'... olarak görev yaptığı, her ne kadar iddianamede adı geçen avukat sanık müdafii olarak gösterilmiş ise de, kovuşturma aşamasındaki hiç bir celseye katılmadığı, sanığa resen müdafii atanması gerekmediği gibi, sanık 05/09/2012 tarihli savunmasında avukat istemediğini beyan ettiği, Av. ... tarafından süresinde hükmün temyiz edildiği, hükmün 01/04/2013 tarihinde sanığın bizzat kendisine tebliğ edilmesine karşın, hükmün sanık tarafından temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında;
Soruşturma aşamasında görev yapan avukatın iddianamenin kabulü ile görevinin sona erdiği, kaldı ki, avukatın hiç bir duruşmaya katılmadığı, dosyada sanık tarafından verilmiş bir vekaletname bulunmadığı gibi, sanığa müdafii olarak atandığına dair dosya da bilgi ve belge de olmadığı, sanığa zorunlu müdafii atanmasının da gerekmediği, bu nedenle sanık ile Av. ... arasında yasal anlamda müdafiilik/vekalet ilişkisi bulunmadığı, dolayısıyla adı geçen avukatın kararı temyize hak ve yetkisi bulunmadığının anlaşılması karşısında, temyiz talebinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 21.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Av. ...'in soruşturma aşamasında sanık ...'... olarak görev yaptığı, her ne kadar iddianamede adı geçen avukat sanık müdafii olarak gösterilmiş ise de, kovuşturma aşamasındaki hiç bir celseye katılmadığı, sanığa resen müdafii atanması gerekmediği gibi, sanık 05/09/2012 tarihli savunmasında avukat istemediğini beyan ettiği, Av. ... tarafından süresinde hükmün temyiz edildiği, hükmün 01/04/2013 tarihinde sanığın bizzat kendisine tebliğ edilmesine karşın, hükmün sanık tarafından temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında;
Soruşturma aşamasında görev yapan avukatın iddianamenin kabulü ile görevinin sona erdiği, kaldı ki, avukatın hiç bir duruşmaya katılmadığı, dosyada sanık tarafından verilmiş bir vekaletname bulunmadığı gibi, sanığa müdafii olarak atandığına dair dosya da bilgi ve belge de olmadığı, sanığa zorunlu müdafii atanmasının da gerekmediği, bu nedenle sanık ile Av. ... arasında yasal anlamda müdafiilik/vekalet ilişkisi bulunmadığı, dolayısıyla adı geçen avukatın kararı temyize hak ve yetkisi bulunmadığının anlaşılması karşısında, temyiz talebinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 21.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.